Aydın
03 Nisan, 2025, Perşembe
  • DOLAR
    33.58
  • EURO
    36.76
  • ALTIN
    2577.6
  • BIST
    9881.23
  • BTC
    56398.2$

Erdoğan'dan bir 'Heybedeki turp' çıkışı daha…

Erdoğan'dan bir 'Heybedeki turp' çıkışı daha…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Heybedeki büyük turplar daha dökülmedi. Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldığı zaman bunların bırakın milleti kendi yakınlarının dahi yüzlerine bakacak yüzleri kalmayacak" dedi. CHP'ye tepki gösteren Erdoğan ayrıca, "Yolsuzluk çarkı deşifre olmuştur. Çamur atmayı bırakın" dedi.

Erdoğan’ın yeni bir heybedeki turp çıkışı ve açıklaması Aydın Siyasi çevrelerinde “Operasyon sırasının Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne geldiği açıkça gözleniyor. Aydın BŞB turp tarlası gibi. Heybedeki turplar ortaya dökülürken Türkiye kamuoyu Aydın’daki turp tarlasını konuşacak. Bunu 15 yıldır Aydın BŞB’yi kendi aile şirketi gibi yönetenler yaşayıp görecekler. Özlem Çerçioğlu’nun kurduğu organize suç şebekesi yargı eliyle çökertilecek. Cumhurbaşkanı’nın açıklaması turpların en büyüğünün Aydın’da olduğunu yansıtıyor” şeklinde yorumlandı. 

“YAMYAMLIĞIN KİTABINI YAZDILAR”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın gündeminde son dönemde yapılan belediye soruşturmaları var. Erdoğan, CHP'li belediyelere yönelik sert sözler kullanarak “Heybede duran büyük turplar ortaya dökülmeden CHP’nin içinden gelen belge ve bilgiler ışığında güvenlik güçlerinin ve yargının elde ettiği suçlar.” dedi. Erdoğan ayrıca, “CHP, insanları sokağa döküp ülkede kaos çıkarmaya çalışarak skandalı örtbas etme çabasına girişti. Çalana değil, yakalayana kızıyorlar” diye konuştu.

Erdoğan’ın açıklaması şöyle:

Belediyelerdeki kayıpların nasıl büyük maliyetler getirdiğini görüyorsunuz. 99 ve 94 dönemine geri döndü belediyeler. On milyonlarca insanımız eser ve hizmet namına hiçbir karşılık göremediği gibi bir de aşağılanıyor. 

Aksayan hizmetlerin suçu bile İstanbullu kardeşlerimize yükleniyor. Belediyelere ödenen vergilerle aktarılan kaynakların eser ve hizmet yerine birilerinin çıkarı için kullanıldığı ortaya çıkıyor. İBB ve kimi ilçe belediyelerde yamyamlığın kitabını yazdıkları anlaşılıyor.

Üniversite sınavını kazanan yüz binlerce gencin hakkının yendiği usulsüz diploma ile başlayıp tüm şehri saran rüşvet rezilliklerinin boyutu son operasyonlarla gün yüzüne çıktı. İstanbul halkının mahrem bilgilerinin yabancılara peşkeş çekilmesine, yüz milyonlarca liralık hırsızlıklara kadar her türlü yolsuzluk var.

İstanbul'daki CHP’li belediyelerdeki yolsuzlukları dizi yapsanız Brezilya dizilerindekinden daha fazla maceralarla karşılaşırsınız.

Bunlar heybedeki büyük turplar ortaya dökülmeden CHP içinden gelen yargının elde ettiği suçlar. Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldıkça kendi yakınların yüzlerine dahi bakacak yüzleri kalmayacak. 

Bunca hırsızlık sahtekarlık varken CHP yönetimi iddiaları aydınlatmak yerine ucuz siyasete başvurdu. İnsanları sokağa döküp kaos çıkarmaya çalışarak skandalı örtbas girişimine başvurdular.

Çalana değil yakalayana kızıyorlar. Belediye başkanlarının rüşvet düzeninin bedelini seçmenlerine ödetmeye çalışıyorlar. Girdikleri tehlikeli yolu iyice içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Daha da ötesi bunun faturasını bize keserek gerçekleri ters düz etmeye çalışıyorlar.

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenler CHP'lilerin kendileridir.

Yolsuzluk paralarının taksimatında anlaşmazlık çıkınca birileri yargıya gidip olup biteni anlatmıştır. 

Yolsuzluğu yapan, rüşveti alan, paraşütle diploma sahibi olup yüz binlerce gencin hakkını yiyenler CHP'li...

Kurdukları suç örgütleri üzerinden paraları şirketlerine aktaranlar da CHP'li.

Soruşturmada itirafçı olanlar, bilgi yağdıranlar CHP'li.

Kurultayda şaibe var deyip mahkemeye şikayet edenler CHP'li.

Yapılan hırsızlıkları ekran ekran anlatanlar CHP'li ama suçlu AK Parti.

Biz böyle bir iç hesaplaşmanın neresinde olabiliriz.

Kendi kavganızda başlayan yargı sürecini neden bize mal ediyorsunuz.

Son olayda da soyguncular birbirine girmiş, suç ortakları birbirini satmış ve gidip yargıya ihbar etmiştir. 

Şu an bunun artçı sarsıntılarına şahit oluyoruz. Biz de herkes gibi yargının görevini yapmasını, mahkemeler tarafından suçlu bulunanların cezalandırılmasını bekliyoruz. Cumhurun reisi olarak tabii ki vatandaşın hakkı için her tür adımı atıyoruz. Bunu yaparken görev ve sorumluluklarımızın dışına çıkmıyoruz.

CHP yönetimine şunu hatırlatıyorum. 

Seviyeyi ne kadar düşürürseniz düşürün boşuna, macun tüpten çıktı bir kere. 

Yolsuzluk çarkınız ortaya çıktı. 

Sağa sola çamur atmayı bırakın. 

Partiniz içindeki bilek güreşinde bizden destek alma hinliğine son verin. 

Bodoslama daldığınız çukura bizi ve milletimizi çekmeye çalışmayın.

Kendinize zerre saygınız varsa biraz dürüst olun şeffaf olun.

Birileri herkesi sersem yerine koyarak rüşvet çarkının üzerini kapatmaya çalışıyor ama nafile.

Ne bu millet ne bu yargı böyle bir kepazeliğin üzerinin kapatılmasına izin vermeyecek. CHP'liler siyasi saiklerle söylediklerimizi dikkate almıyor diyelim.

Deniz Baykal’ın 2005'teki tespitlerine bir itirazları olmaz herhalde. Ne diyor Baykal, ‘siyasette dürüstlük’ diyor. ‘Haram korkusu’ diyor. ‘CHP'de bir daha İSKİ benzeri skandallar olmayacak’ diyor.

CHP'li yöneticiler ortaya dökülen onca rezaletten sonra sayın Baykal'ın sözünü hiç mi üzerlerine almıyorlar. 20 yıl sonra aynı sahnelere şahit olmaktan hiç mi utanmıyorlar.”

ERDOĞAN PARTİSİNİN İKİ AY ÖNCEKİ BÜYÜK KURULTAYINDA CHP GENEL BAŞKANINA VE İMAMOĞLU'NA “TURPLARIN BÜYÜĞÜ HEYBEDE" GÖNDERMESİ YAPMIŞ, YARGI ELİYLE OPERASYONLARIN YAPILACAĞININ SİNYALİNİ VERMİŞTİ.

İŞTE O KONUŞMA VİDEOSU…

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!