• TBMM’DE DARBEYE TEPKİLER…

    TBMM Başkanı İsmail Kahraman, FETÖ’nün darbe girişimine tepkilerini dile getirmek üzere Meclis’e gelen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile beraberindeki heyeti, TBMM Tören Salonu’nda kabul etti.

    16:12:47 | 2016-07-21

     

     

    Kahraman, TBMM Tören Salonu'nda, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin tepkilerini dile getirmek üzere Meclis'e gelen çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve meslek örgütü temsilcilerine hitaben bir konuşma yaptı.

    Türkiye'nin büyük bir badire atlattığını belirten Kahraman, ders alınacak bir olayın yaşandığını, ders alacakların da derslerini aldıklarını söyledi.

    Darbe girişiminin gerçekleştiği gece herhangi bir teklif veya telkin olmadan Meclisi açtığını anlatan Kahraman, gemiler için en güvenli yer limanlar olmasına rağmen, onların okyanuslara açılmak için yapıldığını, kenara çekilmenin mümkün olamayacağını vurguladı. 

    FETÖ'nün darbe girişiminin komuta kademesi içerisinde yapılmadığının dile getirildiğini anımsatan Kahraman, şunları kaydetti: 

    "Kim oluyorsunuz? Komuta kademesi içerisinde olsa ne olacak? Razı mı olacaktık? Hayır. Ordu kışlasında duracak. Hiçbir millet devletsiz, hiçbir devlet de ordusuz olmaz. Ordu muazzez bir ocak ama kışlasında duracak. Muhteşem tarihi var, bunu da lekelemek istediler. Kaç yönlü bir neticeye gitmek istiyorlar. Dünya, Tayyip Erdoğan'dan korkuyor, çekiniyor. Zira kendi güdümünde olmayan insanların devletlerin başında olmasını istemiyor, ekarte etmek istiyor." 

    Darbe girişimcilerinin Erdoğan'ı Marmaris'te öldürmeyi planladığını belirten Kahraman, "Nasıl düşünce, ne afyonlanmış bir kafa. Demokrasinin cezalandırma yolu tektir ve o sandıktır. Sandığın dışında müdahale olamaz" dedi. 

    İsmail Kahraman, Meclis'e uçaklar bomba atarken, milletvekillerinin TBMM Genel Kurulu'na geldiğini, kendisinin oturumu açtığını, MHP ve CHP milletvekillerinin bu oturuma katıldığını anımsattı. Kahraman, HDP Eş Genel Başkanı Selahhattin Demirtaş, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar'ın da telefon aracılığıyla, "provakasyona sebep olma" çekincesiyle bu oturuma katılmayacaklarını ilettiğini anlattı. 

    Kahraman, HDP'nin, TBMM Genel Kurulu'nda cumartesi günü gerçekleştirilen olağanüstü toplantıya katılarak, darbeye karşı ortak bildiriye imza attığını dile getirdi. 

    Darbe girişimine verilen tepkilere de değinen Kahraman, "Kınama yerine bazıları, 'Türkiye demokratik esaslardan ayrılmasın ha...' Ortada bir darbe var, önce onu gör. Yani 'muvaffak olamadınız' diye mi üzüntüdesiniz? O üzüntünüz hep devam edecek, hiç muvaffak olamayacaksınız" ifadelerini kullandı. 

    Adnan Menderes'in Türkiye'ye sağladığı katkılara rağmen idam edildiğini anımsatan Kahraman, "Bir yerlerden talimat alanlar darbeyi yaptılar. 'Bizim çocuklar gereğini yaptılar...' Onların çocukları gereğini yapmayacak, yapamayacaklar. Kimse müsaade etmeyecek" diye konuştu. 

    Kahraman, Pakistan'da yaşanan bir olayı aktarırken, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) aynı projeyi Türkiye'de gerçekleştirmeyi hedeflediğini söyledi. 

    "Dünyanın Türkiye'den liderlik beklediği" yönünde açıklamaları nedeniyle eleştirildiğini aktaran Kahraman, "Evet bekliyor. Almanya büyük, Rusya büyük, ABD büyük, ben niye büyük olmayacağım? Bizim bütünlüğümüz, birliğimiz çok şeyleri halleder. Aşar, geçeriz. Bunu önlemek istiyorlar zaten. Bu son hadise, darbelerin olamayacağını gösterdi. Niye İtalya, Fransa, ABD, gelişmiş ülkelerde darbeler yok. Niye ihraç ediyorlar da kendilerinde yok? Demokrasi kültürü gelişmiş, bizde de gelişmiş" dedi. 

    Türkiye'de de demokrasi kültürünün geliştiğini vurgulayan Kahraman, "Burada basının çok büyük emeği oldu. Fevkalade, tebriğe şayan. Ama şu cep telefonları var ya... Cumhurbaşkanımızın o konuşması ve meydanlara çağırması var ya. O fevkalade bir hadise oldu. Şimdi 'demokrasi nöbeti' deniliyor, parti farkı yok" diye konuştu. 

    Darbe girişimine karşı TBMM'de bir bütünlük sağlandığını kaydeden Kahraman, "Yamyam yaradılsaydık keşke, başkalarını yerdik birbirimizi yemektense" ifadesine atıfta bulundu. Kahraman, "Ne bu ayrışma? Demokrasi kültürü geliştikçe, Meclis yayın saatinde gördüğünüz kavgalar da sona erecek ve demokrasinin, kardeşliğin sırrına erecek bazı "Sırrı'lar..." diye devam etti. 

    Kahraman, demokrasi şehitlerinin cenaze törenlerine katıldıklarında gördükleri metaneti aktararak, çocukların, bomba atanlar nedeniyle Türk askerini sorguladığını söyledi. 

    Darbe girişiminin başarılı olması halinde bu kişilerin ekonomide başarısının söz konusu olamayacağına dikkati çeken Kahraman, "Ne yapacaksın, nasıl idare edeceksin? Senin gücün yeter mi? 60'ta, 71'de, 80'de sınıfta kaldın. Ne merkezi, ne mahalli idarede muvaffak oldun. Senin yapacağın iş değil kardeşim. Ülkeler demokrasi ile kalkınıyor. Boğma bu demokrasiyi, yarını düşün" dedi. 

    TBMM'ye atılan bombaların büyük tahribata neden olduğunu da anımsatan Kahraman, şöyle devam etti: 

    "O bombanın düştüğü yeri göreceksiniz. Başbakanımızın ofisinin bulunduğu yer. Orayı saklayacağız. Bir 'demokrasi müzesi' diye muhafaza edeceğiz. 'İlanihaye kalsın, bir ders versin' diye. Ezilen arabamız var, bir de çukur var bunu oraya taşıyacağız, camekanlayacağız. Müzeci arkadaşlarımız bu çalışmayı yapacaklar. 'Hafıza çabuk unutur' derler... Maziyi unutmayacaksınız." 

    Demokrasi şehitlerine Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileklerini ileten Kahraman, "Cenab-ı Hak demokrasi içinde, herkesin birbirine tahammül ettiği ve milli meselelerde bütününü asla bozmadığı bir Türkiye olarak devamımızı nasip eylesin. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun" diye konuştu. 

    TBMM İdare Amiri ve AK Parti Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen, sivil toplum örgütlerinin varlığı ve Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmalarının terör faaliyetini engellediğini söyledi. 

    Darbeye karşı mücadele ederken hayatını kaybedenlerin "demokrasi şehidi" olarak tarihe geçtiklerini ifade eden Özegen, "Türkiye bu sınavı şu ana kadar en iyi şekilde verme gayretindedir. 78 milyon bir bütün, tek yürek olmuş. Bu renk milli iradeyi, Türk milletinin tüm değerlerini temsil ediyor. Bu rengi alkışlıyoruz. Bu topraklarda demokrasi hep var olmuştur, bundan sonra da var olacaktır. İlelebet Türkiye Cumhuriyeti var olacaktır. Hiç kimse kirli emellerine bu toplumu, bu milleti alet edemeyecektir" dedi. 

    TBMM İdare Amiri ve MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, konuşmasında, darbe girişiminin bedelinin milli iradenin temsilcileri ve millet tarafından sorulacağına hiç kuşku olmadığını söyledi. Haberal, milli iradeye sonuna kadar sahip çıkacaklarını vurguladı. 

    CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Meclis iradesi ile halkın iradesi birleştiğinde darbe girişiminin ters döndüğünü söyledi. 

    15 Temmuz öncesindeki siyaset dilinin 15 Temmuz sonrasında değişmesi gerektiğini belirten Gök, siyasi partilerin dayanışmasının önemi ortaya çıkmışken uzlaşma kültürünün daha fazla öne çıkartılmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. 

    Gök, "Türkiye büyük bir badireden dönmüştür, demokrasiyi koruma şansını yakalamıştır. Şimdi yapmamız gereken, demokrasiyi, insan haklarını daha ileri boyuta götürecek ve taçlandıracak adımları atmaktır" dedi. 

    TBMM İdare Amiri ve HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, darbe girişiminin sebepleri hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamazsa bunun panzehiri olan demokratikleşmenin bir türlü sağlanamayacağını söyledi. 

    Türkiye'de bugüne kadar yapılan darbelerin daha sonra kurumsallaştığını dile getiren Önder, "Vaktiyle darbeyle radikal bir hesaplaşma yapılmış olsaydı darbe ortamı tekrar neşvünema bulamazdı, cesaret alamazdı. Biz bu ülkede 12 Eylül faşist darbecilerini, 28 Şubat darbecilerini yargılayamadık. Niye, bu abur cubur yapılaşma, kurumlaşma yüzünden" ifadelerini kullandı. 

    Toplantıda konuşma yapan HDP'li Önder, "Sayın Öcalan İmralı’da, ilk günlerinde, ‘Eğer bu ülkede demokratikleşme hayata geçmezse darbe gündeme gelir’ demişti" ifadelerini kullandı. 

    Önder'in bu sözlerine salondaki TOBB üyelerinden tepki geldi. Bazı üyeler ıslık çalıp, bağırarak Önder'i protesto etti. 

    Önder ise "Bu tepkiler güzel ama keşke bunu darbelere değnekçilik ederken de düşünseydiniz, söyleseydiniz" ifadesini kullandı. 

    Önder'in, konuşmasındaki ısrarlı tutumuna TBMM Başkanı İsmail Kahraman da tepki gösterdi. 

    Konuşmasına devam eden Önder, "12 Eylül faşist darbesinden 12 yıl ceza almışım. Daha 16 yaşında cezaevine girmişim. Sizden demokrasi dersi alacak en son kişiyim. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bir partinin adını söylemekten imtina ediyor. Darbeyle böyle mücadele edilmez" diye konuştu. 

    Salondaki gerginliğin daha fazla artması üzerine, Meclis Başkanı Kahraman kürsüye gelerek Önder'den konuşmasını bitirmesini ve kürsüden inmesini istedi. Sırrı Süreyya Önder, konuşmasını sürdürmekte ısrar edince Kahraman mikrofonu kapattırdı. Önder daha sonra salondan ayrıldı. 

    Önder'in salondan ayrılması üzerine TOBB üyelerine kısa bir konuşma yapan TBMM Başkanı Kahraman, Önder'i insan olarak tanıdığını vurgulayarak, "Sırrı Bey'in bir içerideki konuşması var, bir de böyle kalabalık gördüğündeki konuşması. Bunu bildiğim için sabır gösterdim" dedi. 

    Kahraman, "Bu ülkeyi böldürmeyeceğiz, bayrağı indirmeyeceğiz, bir başka devlet kurdurmayacağız... Bunlar istisna, gel geç. Mühim değil" değerlendirmesinde bulundu. 

    İsmail Kahraman, konuşma sırasında salona giren Türk-İş Başkanı Ergün Atalay'a "Ergün Bey niye dışarı çıktınız? Siz nasıl çıkarsınız? Buranın sahibisiniz. Süreyya Bey'e kızdı, dışarı çıktı. O dışarı çıktı zaten" ifadelerini kullandı. 

    "Ergün Bey'in çıkışının yanlış olduğunu kabul edenler el kaldırsın" şeklinde espri yapan Kahraman, "Sırrı Bey'e bakmayın. Provake edici bir konuşma yaptı" dedi. 

    Önder'in, kendisine tepki gösteren Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan'a "Türk-İş Başkanı" diye hitap ettiğini belirten Kahraman, "Hak-İş ile Türk-İş'i bilmiyor. Gözlerinde de biraz görme bozukluğu var bazı insanların. Hendekleri görmüyorlar" diye konuştu.

    İstisnanın kaideyi bozmayacağını ifade eden Kahraman, "Her yer tertemiz değildir. Her şehirde her şey temiz değildir ama her şehirde bir kanalizasyon vardır" dedi. 

    ORTAK BİLDİRİYİ HİSARCIKLIOĞLU OKUDU..

    STK'ların darbe girişimine karşı ortak açıklamasını okuyan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, önde gelen 538 sendika konfederasyonunun, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle birlikte TBMM'de bulunduklarına dikkati çekti. Hisarcıklıoğlu, Meclisin, 15 Temmuz cuma günü demokrasiye kasteden alçakça saldırıların hedefi olduğunu söyledi. 

    TBMM'nin vatan hainleri tarafından tarihinde ilk defa bombalandığını, ancak kahramanca direndiğini ve gazi unvanını bir kez daha hak ettiğini belirten Hisarcıklıoğlu, demokrasi ve hukuk devleti olmadan STK'ların var olamayacağını vurguladı. 

    Rifat Hisarcıklıoğlu, STK'lar olarak Türkiye'nin geleceği için demokrasi dışında bir seçenek görmediklerine değinerek, halkın darbe girişiminin başladığı cuma gecesinden sabahın ilk ışıklarına kadar direnmesinin ülkenin geleceğine dair herkesi umutlandırdığını anlattı. 

    Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: 

    "Ülkemizin bütün demokratik kurumları ve milletimiz, bu alçakça saldırı karşısında demokrasimizi sahiplendi. Medya çalışanları, silahlı baskınlara direnerek, milletin haber alma özgürlüğünü korumak için kendi canlarını tehlikeye attı. Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız ve Başbakanımızdan başlayarak Mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin genel başkanları ve kitle örgütleri ilk andan itibaren dik durarak, darbecilerin hesabını boşa çıkardılar. Milletimiz, yollarda tanklar araçları ve insanları ezerken, havadan bombalar düşerken, yoğun ateş altındayken yılmadan alanları doldurdu. Milletimiz, demokrasi konusundaki kararlılığını ve azmini ortaya koydu. Kahraman emniyet güçlerimiz ve şerefli Türk askerleri, darbe teşebbüsünün başarıya ulaşmaması için yeminlerine sadık kalarak canlarını ortaya koydular. Hainleri suçüstü yakaladılar. Türkiye, bir bütün olarak kendisine yakışanı yaptı. Demokrasimiz olgunluk imtihanını başarıyla geçti. Türk demokrasisi ve Türkiye Cumhuriyetinin demokratik kurumları, artık kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu kanıtladı. Ülkemizin 93 yıldaki tüm siyasi ve ekonomik kazanımlarına kast edenler başarısız oldular." 

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, önde gelen sivil toplum kuruluşlarının 15 Temmuz gecesinin karanlık saatlerinin birlik ve beraberlik içinde aşılmış olmasından dolayı mutluluk duyduğunu bildirdi. 

    Darbe girişiminin yaşandığı gece oluşan demokrasi mutabakatının devam etmesini talep etmek üzere Gazi Meclise geldiklerine işaret eden Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: 

    "Bundan böyle ülkemizin geleceği için adımlar atılırken, bugünkü demokrasi mutabakatı hiç unutulmasın. Ortak akıl daim olsun. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğini hiçe sayan bu darbe teşebbüsü, ülkemizin kurumsal altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini de hepimize gösterdi. Bu yönde tedbirlerin alınacağı, adımların atılacağı yer TBMM'dir. Bir yandan milli egemenliğe saldıran vatan hainlerinden hukuka uygun olarak yüce Türk adaleti önünde hesap sorulmalı, öte yandan bu tür alçakça saldırıları engellemek için siyasetin alması gereken tedbirler hızla hayata geçirilmeli. Kahraman ordumuzu ve vatansever askerlerimizi de hiçbir şekilde yıpratmamalıyız. Bizler ülkemizin 538 sendika konfederasyonu, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi olarak, bugün yüce Meclisimizi ziyaret ederek, demokrasi nöbetine devam ediyoruz. Bizler, milli iradeye sahip çıkıyoruz. Geleceğe ve çocuklarımıza daha güçlü, daha huzurlu, daha müreffeh, daha demokratik bir ülke bırakmak hepimizin görevidir. Bu nedenle, hızla hep birlikte çalışmaya odaklanmalıyız."

    TBMM BASIN BÜROSU..