• Süslü kokanalar…

    Sakın yanlış anlaşılmasın. Boya fıçılarına girip çıkmış; dakikada büzük dudaklarla poz veren kokoşlardan bahsetmiyorum.

    13:14:50 | 2017-11-06

    Bir Elif olup Mustafa Kemal’in Kağnısını çekmedi onlar…

    Nasırlı elleri olmadı hiç, cepheye mermi taşıyan.

    Beşikteki bebeğini bırakıp, yırtık elbisesine sardığı tüfeği kaptığı gibi savaş meydanlarına koşmadı onlar.

    Yeni çağımızın süslü kokanaları… Sakın yanlış anlaşılmasın. Boya fıçılarına girip çıkmış; dakikada büzük dudaklarla poz veren kokoşlardan bahsetmiyorum. Türk Kadınlar Birliği Aydın Şubesinin, sekiz sarı flarlı kadınları onlar…

    “Süsleniyoruz ama sonsuz sebebi var” sloganıyla çalışıyorlar.

    Çalışmanın, üretmenin, yardımlaşmanın sonu olmadığını, attıkları her adımın; çıkardıkları her topuk sesinin bir sebebi olduğunu gösteriyorlar…

    Gün oluyor dudaklarındaki ruj, kimsesiz bir çocuğun yanağında buse oluyor. Bir uçurtmanın ipi oluveriyor rüzgarda uçuşan saçları…

    Bir bakmışsın o narin eller, soğuktan titreyen bir çocuğun boynuna dolanan atkı oluveriyor Urfa diyarlarında. İlmek ilmek dokuyor sevgiyi sabırla. İçine yüreğini katarak, topladığı yardımları paketliyor o eller.

    Gönüllü bir avukat “ben de varım bu hizmette” diyerek, en ücra bir köyde, kanuni haklarını anlatıyorlar. Kadınlara, çocuklara, erkeklere… Doktorsuz olur mu hiç? Kan gruplarını bile bilmeyenlerin mekânlarına giriveriyorlar sıcacık tebessümlerle…

    Tırnağındaki ojeye bakmadan yıkık bir köy okulunu boyamak için sıvıyor kollarını…

    Kaygısız, gülümseyen, Cumhuriyetçi Atatürk gençliği okusun, hep aynı yerde kalmasın diye…

    Kalabalıklar arasında, kimsenin görmediği yaşlı bir teyzenin, gözündeki bir damla yaşın mendili oluverir boynundaki sarı şalları bazen…

    Aydınlık günlerin umut sancılarında okuturlar sessizce, burs verdikleri çocukları… Her bir çocukta analığı, kadınlığı görürler…

    Sakın korkmayın kadınlardan…

    Yeri geldi mi çarığı giyer, kağnıyı çeken Elif olur.

    Yeri gelir süslü kokana…

    Saçlarını sürgün verir iyiliğe, hizmete, insanlığa.

    Bir çocuğun yanağında çiçek açar ruju bazen…

    Cizre’de üşüyen çocuğun elini ısıtıverir gönderdiği kitaplar…

    Aydın, üretken, çalışkan Cumhuriyet kadınları…

    Siz hep böyle süslü kalın…

    İnsan kalın…