• Su borçlarının silindiği ortaya çıktı..

    CHP’li Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın Belediye Başkanı seçilir seçilmez ilk iş olarak kendisine ait bar ve otel işletmelerine ait su borçlarını “terkin” yöntemi ile sildirdiği gerekçesiyle Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Belediye çalışanı İlksen Yalçın’ın şikayetiyle başlattığı soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesine gönderilen bilgisayar hard disklerinde Başkan Atabay’ın su borçlarının silindiği bilirkişi raporu ile tescillendi..

    16:30:18 | 2018-04-30

     

     

    HABER MERKEZİ

    CHP'li Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay'ın BAR VE OTEL işletmelerine ait 70 bin liralık su faturalarının "terkin" yöntemiyle sildirtme iddialarına ilişkin, Didim Belediyesi eski su işleri çalışanı İlksen Yalçın suç duyurusunda bulunmuş, Başkan Atabay hakkında dava açılmıştı. 

    Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay'ın 70 bin liralık su faturası sildirme skandalının altından FETÖ'nün firari/sanık Belediyeler İmamı Erkan Karaarslan çıkarken; dava dosyası incelenmek üzere bilirkişilere gönderilmişti.

    Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesine gönderilen bilgisayar hard disklerinde Başkan Atabay’ın su borçlarının silindiği bilirkişi raporu ile tescillendi..

    Bilindiği üzere FETÖ İmamı Erkan Karaarslan'ın "danışmanlık" hizmeti verdiği belediyeler arasında Didim Belediyesi de yer alıyordu.

    Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın baskı yaparak 70 bin lira su borcunu sildirdiği öne süren İlksen Yalçın, yaşadıklarını basına şöyle anlatmıştı: 

    “Beni odasının arkasındaki küçük bölüme aldı. Orada adının Erkan Karaaslan olduğunu söyleyen bir kişi vardı. ‘Ben hükümetim. Ne dersem onu yapacaksın’ diyerek beni korkuttu..”

    Baskı ve tehdit sonucu su borcunu silmek zorunda kaldığını öne süren Didim Belediyesi çalışanı İlksen Yalçın, Aydın Valiliği’ne giderek yaşananları anlattı.
    2012 yılında Didim Belediyesi’nde kadrolu işçi olarak çalışmaya başladığını ifade eden Yalçın, 30 Mart 2014’teki yerel seçimi Deniz Atabay’ın kazanmasının ardından, bir önceki başkanı desteklediği gerekçesiyle zor günler yaşamaya başladığını, birçok belediye çalışanının da aynı zorlukları yaşadığını belirtti.

    İlksen Yalçın,su borçlarını silmesi için tehdit edildiği o günü, olayı şu sözlerle aktardı:

    Bir gün Atabay beni çağırdı. Herkes zaten diken üstündeydi. Ben de giderken ‘beni atacaklar mı, yoksa sürecekler mi?’ diye düşündüm. Çağırdı beni, ‘Buyrun’ dedim. ‘Bir şey konuşacağım. Benim otelimi biliyor musun?’ dedi. Seçimden az önce duyduğumu söyledim. ‘Onlar düşecek’ dedi. Ben önce ne demek istediğini anlamadım. Ödeme yapacak gibi bir şey düşündüm. ‘Başka bir şey var mı?’ deyip ayrılmak istedim. ‘Nereye gidiyorsun?’ dedi.”

    “ARKA ODADA ERKAN KARAASLAN VARDI”

    Atabay’ın tersleyerek “Nereye gidiyorsun? Gel sen bakayım!” diyerek kendisini arkadaki küçük odaya aldığını belirten İlksen Yalçın, burada Erkan Karaarslan’la karşılaştığını söyledi.

    Yalçın, Karaarslan’la görüşmesindeki diyalogları da şöyle anlattı:
    “Arka odada arka tarafa girmemi istedi. Kapının orada bekledim. ‘Korkma, bir şey yapmayacağım’ dedi. Ondan sonra oraya girdim. Bir adam daha oturuyordu. Gözlüklü, kafası biraz kel, beyaz saçlı. Ben kapının orada beklemek istedim. Deniz Atabay, ‘Bu gördüğün şahıs devlet. Bu kişi Erkan Karaaslan’ dedi. Ben adamı tanımıyordum. ‘Benim su borçlarımı sen düzelteceksin. Bunların hepsini halledeceksin. Bundan sonra da ne dersem yapacaksın’ dedi. ‘Ben su çalışanıyım. Sonra başım belaya girecek. Ben ne yapacağım’ diye konuştum. Erkan Karaslan da ‘Ben devletim. Hükümetim. Burada her şey benden sorulur. Ben başına bir şey gelsin dersem, gelir. Danıştay benden, her yer benden, hepsi benden sorulur’ dedi. Belliydi yüksek mertebede birisi olduğu. Daha sonra, ‘Bu konuştuklarımız burada kalacak. Bana bilgi vereceksin ne yaptığını. Bunu da anlaşılmayacak bir şekilde yapacaksın. Eğer birisinden duyarsam senden bilirim. Her attığın adımdan benim haberim olur’ dedi.”

    Bu tehditler nedeniyle korktuğunu ve su borcunu sildiğini ifade eden İlksen Yalçın, “Kimseye söyleyemedim bu zamana kadar. Adamın benim her attığım adımdan haberi oluyordu. Birisinin yanına gittim, söylemek istedim. ‘Sen şu gün, şunun yanındaydın’ dedi. Bunlar tehlikeli insanlar, ben çok korkuyorum” ifadelerini kullandı.

    “İFTİRAYA UĞRADIM”

    Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın daha sonra bir kadının su borcunun silinmesini istediğini öne süren İlksen Yalçın, “Sitede oturan bir kadınmış. Kadın için ‘Benim değer verdiğim bir insan’ dedi. Attığım her adım takip ediliyordu. Ben kadının ismini kağıda yazmaya çalıştım ve benden huylandılar. Daha sonra kız kardeşimi işten attılar” dedi.
    Daha sonra kendisinin de şifresi ele geçirilerek yapılan bir işlem nedeniyle iftiraya uğradığını savunan İlksen Yalçın, “Beyaz programdan olgu programına geçmek için bütün şifreleri kırmışlar. Bilgi işlemden Cem, Hakan bey vardı. Programı kullanmaları için firmaların şifrelerini vermediler. Onlar onay vermedi diye arkadaşlarımı sürdürdü” ifadelerini kullandı.
    Kendi adının da 2 trilyonluk bir usulsüzlüğe karıştırıldığını ve bu nedenle ASKİ Kuşadası şubesine sürüldüğünü savunan İlksen Yalçın, suçlandığı evrakların değiştirilmiş olabileceğini söyledi.

    İlksen Yalçın'ın suç duyurusu ile açılan dava dosyasına ilişkin, bilirkişilerin hazırladığı rapor  tamamlandı.

    Bilirkişi raporuna göre, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın su borçlarının silindiği tescillendi.

    İŞTE BİLİRKİŞİ RAPORU: