• Son uyarım…

    Net sözlerle beyan ediyorum.. O itine çakalına sahte sosyal medya hesabı kurdurup, “etek giydiririm” muhabbetlerine tevessül etme. Giydirebileceksen eteği buyur gel. Yok benim giydirecek adamlarım var parasını peşin ödedim diyorsan buyur meydan orada. Ben daha önce kuru sıkı tabancayla minibüs durağında korkutmaya çalıştığın gazetecilerle aynı yanıtı vermem.

    21:08:16 | 2018-03-13

    Dünya’da insanoğlu için emek unsurunun daimi taşıyıcısı olan kadınlarımızın; 1910’dan bu yana kadın haklarının sembolü olarak her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vasıtasıyla anılıyor ve tüm dikkatlerin kadınlarımızın üzerine toplanıyor olması bir erkek bakış açısıyla beni fazlaca memnun ediyor.

    Çünkü biliyorum ki,

    Kadınların toplum üzerindeki etkisi ne derece önemli noktada bulunursa Dünya o kadar daha yaşanılası nesiller yetişmesine sahne olacaktır.

    İşte bu vesile ile geçmiş değerli kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü samimi dileklerimle tebrik ederim.

    Samimiyet demişken kadın ya da erkek fark etmeksizin, samimi olmayı bırakın insani vicdan ve duygu taşıdığından şüphe duyduğumuz ve bunu siyasi güçle uygulayan kimselerle de karşı karşıya geliyoruz.

    Aydın’da “ben bayanım pozitif ayrımcılığı en üst düzeyde uygularım, hatta yetinmem halkın parasıyla ne kadar pozitif ayrımcı olduğumu ulusal gazetelerde boy boy manşet attırır, benim ne kadar kadın hakları savunucusu olduğumu tüm Türkiye bilir” diye övünen bir terlikli başkan var.

    Bu terlikli başkan kameralar karşısında kadın hakları savunucusu pozitif ayrımcılığın bulunmaz şahsiyeti, ezilmiş kadınların dert ortağıdır ya sahne arkasında durum nedir diye soracak olursanız işte orda durum içler acısı..

    Mobbing davası açan kadın personeller, FETÖ’nün Belediyeler İmamı olduğu ileri sürülen Erkan Karaarslan ihale dosyasına imza atmadığı için her gün 180 km işe gidip gelmek için eziyet çeken kadınlar…

    8 aylık hamile zumba hocası kadına doğuma kadar dans eğitimi vermek zorunluluğu getirerek doğmamış çocuğuna yapılan işkence hamileliği risk taşıyan ama “sen çevre koruma personelisin, ilaçlama işindeki görevini yerine getirmek zorundasın” diye kadın personelin sağlığını ve çocuğunu tehlikeye attığını…

    Özel Kaleminde çalışan bayan personeli kendi emriyle İl Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısını beklettiği için onların önünde tartaklayarak rezil eden, bu konu basına düştü diye kadını işinden ekmeğinden eden bir başkan..

    Ve son olarak yıllarca koruduğum terlikli başkana şimdi yanlışlarına muhalefet ettim diye benim eşime mobing uygulayarak İtfaiye Teşkilatı’nda tek kadın personel olarak görevlendirme yaptığını ve bu arada benim çocuğumun da daha 10 aylık olduğunu hatırlatmak isterim…

    Bu kadar baskı ve zulmün kadınlara uygulandığı şehir, “kadın dostu şehir..”

    Bu kadar olayın sorumlusu başkan pozitif ayrımcılık uygulayan, hemcins olan terlikli başkan sıfatıyla sonra kameraları gördüğü an ver kadın emekleri nutuğu, ver sosyal demokrasi naraları…

    Yerler mi bu ayakları..

    Yerler ama sadece yanında taşıdığı emme basma tulumbacı dalkavuklar; onlar da ne yapsın mecbuuuur..

    Neyse bu kadar yandan kadın hakları savunucusu terlikli başkanın yaptığı zulümleri anlatmışken biraz da bu önemli gün ve etkinlik için yaptığı siyasi şovlara değinelim.

    Şimdi bu terlikli başkan gitmiş Kemal Kılıçdaroğlu’nu Aydın’a çağırmış, “Sayın Genel Başkanım bütün kadınları Aydın’da lüks bir otelde toplayacağım, 3 günlük program hazırlıyacağım, uçak biletlerine kadar göndericem, sonra siz gelin burada bir siyasi fiyaka basın, arada benim için de dünya markası falan dersiniz, bende koltuklarımı kabarta kabarta çıkar dolaşır Aydın’da yeniden tek aday benim diye seçimler için algı çalışmalarına başlarım” demiş..

    Tabi Genel Başkanı bunu kabul etmiş, “gelirim sen hazırla programı” demiş ve eklemiş: “Ama kimseye uçak bileti gönderme, her muhtar en yakın CHP’li Belediyeye gitsin ulaşımlarını o sağlasın..” (Not: Sırf bu çekişme yüzünden katılım 90 kadar muhtarda kalmış, diğer tüm kadın muhtarlar diğer etkinliklere katılmıştır.)

    Yani halkın parasıyla “siyasi şov” yapacağım, Genel Başkan havası atacağım, rakılar-mezeler-yemekler-çalgılar-çengiler ortada halkın cebinden harcanacak, havasını ben atacağım dediği işi bile eline yüzüne bulaştırmış; Türkiye’deki 470 kadın muhtardan 100 tanesini bile bu şehire getirememiştir.

    Getiremeyince de ne yapsın, ne kadar paralı asker var toplatmış otele rakılar içilmiş, şampanyalar belediye başkan vekilliği yapan iki kişi tarafından kadınlar günü ikramı olarak ısmarlanmış…

    Tabi ki yineeeee halkın parasından..

     Eeeeee ne diyelim. Paşalar yiyin bakalım yiyin, kustuğunuz günleri de görür bu halk..

    Sözün özü, bu özde hem cins düşmanı uygulamalarla, kadın hakları savunucusu gibi söylemlerle, halkın parasını kendi reklâmı için harcayan bir terlikli başkan devletin gücünü ve kimliğini şahsi menfaat ve hırsları uğruna veriyor mehteri, veriyor mehteri hem de kadın mehter.. Boru değil, bu noktada bile kadın sömürüsü yapıyor ama ulusal manşetlerde parayı verince sabah kuşaklarının vazgeçilmezi oluyorsun.

    Ne yapalım tamemen duygusal…

    Son olarak net sözlerle beyan ediyorum..

    O itine çakalına sahte sosyal medya hesabı kurdurup, “etek giydiririm” muhabbetlerine tevessül etme. Giydirebileceksen eteği buyur gel. Yok benim giydirecek adamlarım var parasını peşin ödedim diyorsan buyur meydan orada. Ben daha önce kuru sıkı tabancayla minibüs durağında korkutmaya çalıştığın gazetecilerle aynı yanıtı vermem.

    Son yazılarımda gayet üsluplu eleştiri hakkımı kullanıyorum.

    Eğer ki sahte sosyal medya hesaplarından “etek giydiririm” gibi eylemler için yüreğiniz varsa hodri meydan..

    Yoksa bana açtırmayın kutuyu söyletmeyin kötüyü…

    Bu da size son uyarım…