• Pimi çekti…

    31 MART’TA KENDİ ELİNDE PATLAYACAK.. Aydın Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ’de yaşanan yolsuzluk iddiaları üzerine Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianameler ile kendisinin yargılandığını ve hakkında açılan kovuşturmaları unutan Özlem Çerçioğlu, 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak seçimlerde başka partilerden aday olurlarsa kendisine zarar vereceklerini düşünerek sonunu kestiremeyeceği yeni bir kavganın fitilini ateşledi ve bazı belediye başkanlarının tekrar aday gösterilmemesinin nedenini “mal varlığı artışına” yani yolsuzluk yaptıklarını ima ederek Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan ve Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran’a karşı kamuoyunda adeta bir linç girişimine soyundu.

    12:16:22 | 2019-01-11

    HALDUN HAŞMET AYSAN YAZDI...

    2002 yılında paraşütle CHP’den siyasete giren ve milletvekili seçilen Özlem Çerçioğlu’nun Belediye Başkanı olduktan sonra kamu kaynaklarını kendi siyasi ikbali için fütursuzca kullanarak giderek Aydın’da CHP’yi yön vermeye ve dizayn etmeye başladığı ve 2014 yılında Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Aydın CHP Milletvekili adaylarını ve sıralamasına nasıl müdahil olduğunu bugün Efeler Belediye Başkan adayı olan Fatih Atay’ın herkesten daha fazla bildiğini düşünüyorum.

    Evet, bugün gelinen noktada Aydın’da CHP DEMEK ÇERCİOĞLU demektir. Çerçioğlu ile uyumlu olmayan CHP’de ne ilçe başkanı, ne il başkanı, ne milletvekili adayı ne de belediye başkan adayı olabilir.

    CHP'nin Aydın’daki son hali budur..

    Tabelada hukuken CHP yazsa da fiili durum ÖÇP'dir.

    Bu nedenle son günlerde CHP’den belediye başkan aday adayı olanlar ve örgüt yöneticileri her yerde her fırsatta "UYUM" sözünden bahsetmekte, Büyükşehirle ve Özlem ile uyumlu çalışacaklarını kamuoyu önünde söylemekten çekinme gereği dahi duymamaktadırlar. 

    Bu sözler her yiğidin söyleyebileceği sözler değildir.

    Gelinen son nokta itibariyle Aydın CHP’de siyaset yapmak isteyen her kimse, CHP’nin siyasi ilkelerine ve örgüte bağlılıktan önce Özlem Çerçioğlu’na biat etmek zorundadır..

    Kendini Sosyal Demokrat sayan bir partide bu durumu kabul etmek mümkün değildir.

    Özlem Çerçioğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra her nedense kendi partilisi olan Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan, Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran ve Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı ile bir türlü yıldızları barışmadı. Çerçioğlu, halkın oyu ile seçilmiş ilçe belediye başkanlarını adeta kendisinin birer şube müdürü gibi görmek isteyince her onurlu şahsiyet sahibi insanın yapacağı gibi ÖZAKCAN, TOYRAN ve KAYALI buna tepki gösterdi.

    CHP örgütlerindeki hizmetleri ve belediye bütçe performansları incelendiğinde Çerçioğlu’ndan daha başarılı olan bu belediye başkanları sırf boyun eğmedikleri için hedef oldular ve bu üçlünün tekrar başkan adayı olmaması için Özlem Çerçioğlu elinden ne geliyorsa yaptı ve başardı.

    Bu nedenle Mesut Özakcan ve Süleyman Toyran, Aydın’da CHP de siyaset yapma olanağının kalmadığını görünce onurlu ve haklı bir davranışın gereği olarak CHP’den istifa etme gereği duydular.

    ÇERÇİOĞLU işi burada kesmek yerine 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak seçimlerde başka partilerden aday olurlarsa kendisine zarar vereceklerini düşünerek sonunu kestiremeyeceği yeni bir kavganın fitilini ateşledi ve bazı belediye başkanlarının tekrar aday gösterilmemesinin nedenini “mal varlığı artışına” yani yolsuzluk yaptıklarını ima ederek bu kişilere karşı adeta kamuoyunda bir linç girişimine soyundu.

    Bu sözü söyleyecek olan en son kişi Özlem Çerçioğlu’dur.

    Çerçioğlu’nun başında olduğu Aydın Belediyesi’ne ve Aydın Büyükşehir Belediye şirketine operasyonlar yapılmıştır. Yargılamalar sonucu mahkûmiyet kararları çıkmıştır. 

    FETÖ'den yargılanan Erkan Karaarslan ile yaptığı işbirliği sonucu Aydın Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ’de yaşanan yolsuzluk iddiaları üzerine Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianameler ile kendisinin de yargılandığı kovuşturmalar açılmıştır. 

    Aydın Büyükşehir Belediye Şirketlerinin içi boşaltılmıştır.

    Sayıştay raporlarında bu rakam 46 milyon TL’dir.

    Kent Meydanı inşaatı başlı başına bir soygundur. 

    Her nasılsa 5 yılda bilirkişi incelemesi dahi yapılamamıştır.

    ASKİ tarafından tonu 17 TL’den satılan MADRAN SU kaynakları bir özel firmaya tonu 2,4 TL’den satılarak adeta peşkeş çekilmiştir.

    ASTİM kavşağı örneğinde olduğu gibi aynı iş için iki kez ihale yapılarak milyonlarca lira kamu zararlarına sebep olmuştur.

    Aydın ilinin katı atık ihalesine fesat karıştırılmış ve sadece 10 bin TL sermayeli bir şirkete 29 yıllığına peşkeş çekilmiştir.

    Saymakla bitiremeyeceğimiz daha neler yaşanmıştır.

    Böylesine ne denir? 

    DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA…

    BANA DANIŞMANIN KİM OLDUĞUNU SÖYLE, SENİN KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM…