• Mersin’de garip olaylar…

    FETÖ İLE MÜCADELE EDEN POLİSLERE KUMPAS… Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan ve şartlı tahliye sonrası firar ederek kayıplara karışan FETÖ’cü Erkan Karaarslan dosyasını kapatmak için, bu yola da başvurdular…

    23:00:57 | 2017-12-26

    Mersin'de gerçekleştirilen FETÖ-PDY operasyonu sonrası tutuklanıp 29 Eylül 2017 tarihinde şartlı tahliye ile yargılanmakta olduğu Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakıldıktan sonra kayıplara karışan Erkan Karaarslan dosyasıyla ilgili, garip gelişmeler yaşanıyor.

    Bilindiği gibi kamuoyunda FETÖ Belediyeler İmamı olarak tanınan Erkan Karaarslan'ın FETÖ-PDY bağlantılı ilişkileri, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından TBMM kürsüsünden dile getirilmiş, çok sayıda ilde süren soruşturmalar Türkiye geneline yayılmıştı.

    Hatta Erkan Karaarslan ile irtibat ve iltisaklı pek çok belediye başkanının açığa alınacağı ulusal medyada da yer almış, pek çok ünlü gazeteci bu davalar konusunda FETÖ-PDY bağlantılı çetrefilli işlere bulaşan belediye başkanlarına sahip çıkılmaması için CHP yönetimine çağrıda bulunmuşlardı.

    Bunun yanında Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başdanışmanı olarak görev yapıp Erkan Karaarslan'ı CHP'li Belediyelere ve yurt dışındaki çok sayıda ülkeye yönlendirdiğinine dair tape kayıtları bile medyada yer alan Fatih Gürsul, İstanbul'da yargılandığı davada FETÖ Terörö Örgütü davasında örgüt üyeliğinden 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

    “OLAN FETO İLE MÜCADELE EDEN POLİSLERE OLDU..”

    Gerçekler tüm çıplaklığı ile göz önündeyken Mersin'de bu kadarına pes dedirtecek bir dava açıldı.

    Mersin'de gerçekleştirilen FETÖ-PDY yapılanmasına yönelik operasyon sonrası halen yargılanmakta olan Mersin BŞB Başkan Yardımcısı Mehmet Özgür Sanal'ın suç duyurusu üzerine, döneminde operasyonu gerçekleştiren ve şu anda Aydın'da görev yapmakta olan Şube Müdürü U. F. S hakkında Mersin'de dava açıldı.

    İşin garip tarafı açılan dava için İçişleri Bakanlığı’ndan yargılama izni verilmesi gerekiyordu. Ve daha önce yayınlanan iki KHK ile FETÖ operasyonu yürüten devlet görevlileri hiç bir şekilde SORUMLU TUTULAMIYOR. Bununla beraber asıl dikkat çekici nokta, Mersin BŞB'deki FETÖ yapılanmasının Mersin BŞB Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından kurulup, yine 15 Temmuz hain FETÖ kalkışması sonrası bizzat kendisi tarafından Mersin Valiliği'ne resmi yazıyla ihbar edilmesi.

    “OYSA MERSİN BŞB'DEKİ FETÖÖRGÜTLENMESİNİ KURAN DA, GÖREVDEN ALAN DA, İHBAR EDEN DE BUNU MEDYAYA SERVİS EDEN DE MERSİN BŞB BAŞKANI BURHANETTİN KOCAMAZ'DI..”

    Burhanettin Kocamaz tarafından kumpas kuruldu yalanı, yine kendisi tarafından 28 Temmuz 2016 tarihinde DHA'ya yaptığı ve tüm medyada yer alan haberle ortaya çıktı.

    Şimdilerde kumpsa kuruldu diye yırtınan ve FETÖ operasyonunu gerçekleştiren polisleri hedef alan operasyonun asıl mimarı ve ihbarcısı Burhanettin Kocamaz'ın kendi olduğu, kendi yaptığı açıklamayla aydınlandı.

    Kocamaz yaptığı açıklamada aralarında polislere dava açan Mersin BŞB Başkan Yardımcısı Mehmet Özgür Sanal'ın da FETÖ-PDY irtibat/iltisaklı olduğu gerekçesiyle görevden kendisi tarafından alındığını ve Mersin Valiliği'ne bunu resmi yazıyla kendisinin bildirdiğini yine kendisi açıklıyor.

    İşte Mersin BŞB Başkanı Kocamaz'ın, kendi döneminde istihdam edip sonra görevden aldığı ve resmi yazıyla ihbar ettiği FETÖ-PDY aidiyet, irtibat, iltisaklı personel hakıkında yaptığı kendi açıklaması ve “Kocamaz'ın 'KUMPAS' yalanı ortaya çıktı!” başlıklı haberin linki.

    Ali Ekber ŞEN/MERSİN, (DHA) -28-TEMMUZ 2016

     MERSİN'de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan 11 personel açığa alındı.

    Belediye Başkanı MHP'li Burhanettin Kocamaz tarafından yapılan yazılı açıklamada, terör örgütü ile ilgili basında çıkan haberler üzerine kurum bünyesinde oluşturulan OHAL Koordinasyon Kurulu'nun 27.07.2016 tarihinde yapılan toplantısında görülen lüzum üzerine toplam 11 personel hakkında araştırma ve inceleme yapılmasına karar verilerek, Teftiş Kurulu'na sevk edildiği belirtildi.

    Kocamaz, açıklamasının devamında şunları kaydetti:

    "Soruşturmanın selameti açısından 11 personel  27.07.2016 tarihi itibariyle görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Mersin Büyükşehir Belediyesi demokrasi ve milli iradenin Mersin'deki merkezidir. Milli iradeye aykırı hiçbir unsurun belediyemizde varlığına imkan sağlanamaz. 15 Temmuz, Türk demokrasisine yapılan menfur bir saldırıdır. Türk Milleti tarafından asla kabul edilemez. Bu konuda ülkede birlik ve bütünlüğümüze, Demokrasi ve Cumhuriyetimize yapılan hiçbir saldırı Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından tasvip edilemez. Bu elim olayı milletimize yaşatan FETÖ terör örgütüne ve yandaşlarına belediyemizde yer yoktur. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak her kim olursa olsun, demokrasi düşmanlarını lanetliyoruz."

    Açığa alınan personel arasında Tarsus Emniyet Müdürü iken emekliye ayrılıp, Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Zabıta Daire Başkanı olarak görev yapan Yaşar Aksoy da bulunuyor.

    http://www.sonses.tv/haber/11323/kocamazin-kumpas-yalani-ortaya-cikti.html

    MERSİN'DE GARİP OLAYLAR

    Bu gerçekler ışığında asıl hedef ve kumpasçıların kim olduğu soruları yanıt  arıyor.

    Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Erkan Karaarslan ve Mersin BŞB'deki FETÖ yapılanması ile ilgili dava sürerken gelişmeler ışığında şu sorular yanıt bekliyor.

    1- Gazeteci Mustafa Göktaş'a kurulan kumpas.

    Mersin'de süren FETÖ-PDY Belediyeler İmamı Erkan Karaarslan'ın da yargılandığı davayı takip eden Mustafa Göktaş, FETÖ'cü olduğu ihbarı ile iki hafta göz altında tutulduktan sonra neden hakaret ve iftira gerekçesi ile tutuklandı. Suçu iftira ve hakaret isnadı olan bir gazeteci, hangi gerekçe ile FETÖ kapsamında sorgulandı?

    2- Mustafa Göktaş hangi bilgiye ulaştığı için FETÖ kumpasına maruz kaldı?

    İşte bu sorunun yanıtı oldukça ilginç. Çünkü Erkan Karaarslan'ın şartlı salınmasından hemen önce Mersin BŞB Genel Sekreteri ile Erkan Karaarslan'ın yakın arkadaşı ve savunmasına yardımcı olan bir dostunun üst düzey bir yargı görevlisini ziyaret ettikleri, ardından, 'Mersin'de her şey yolunda. Paniğe gerek yok' şeklinde sosyal medyadan mesaj verdikleri, Mustafa Göktaş'ın da bu paylaşımı yakalayıp kopyaladığı ve Erkan Karaarslan'ın tahliyesinin daha önceden planlandığı iddiasını delillendirmiş oldu. Aynı kayıt ilgili şahıs tarafından silinmesine rağmen, devlet kayıtlarında bulunuyor.

    3- Gazeteci A. Vahap Şehitoplu'na yapılan silahlı saldırı.

    FEÖ kumpası ve iftirası ile  gözaltına alınıp İftira ve hakaret suçu ile tutuklanan Gazeteci Mustafa Göktaş ile birlikte Mersin'de FETÖ'ye karşı amansız bir mücadele veren ve Mersin Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı A. Vahap Şehitoplu'nun evi eşiyle oturduğu sırada kimliği belirsiz kişilerce kurşunlandı. Bu soruşturmada gelinen nokta halen neden bilinmiyor?

    4- Haldun Haşmet Aysan'a kumpas

    Tüm bunlar olurken davaların seyrinde kilit isim olan Haldun Haşmet Aysan'ın Mustafa Göktaş ile ilişkilendirilip tutuklanmaya çalışıldığı, Aydın ve Mersin BŞB dahil Erkan Karaarslan ile ilgili tüm belediyelerde bayram havası yaratmıştı. Bu girişim gerçekleşmeyince Aydın BŞB'den aldığı yasa dışı ihalelerle eski parayla trilyonlar, yeni parayla milyonlar götürdüğü müfettiş raporlarıyla tespit edilip soruşturma izinleri bile gelen bir müptezel gazeteci kullaılarak, Haldun Haşmet Aysan şikayet ettirildi.

    Bu müptezel gazetecinin FETÖ-PDY Belediyeler İmamı Erkan Karaarslan ile tutuklandıktan sonra bile yakın ilişkilerinin devam ettiği, Erkan Karaarslan'ı kurtarmak için medya yoluyla gerçekleştirilen algı operasyonlarında yer aldığı tüm kamuoyunda biliniyor, yazılarıyla da delillendiriliyordu. Bunun yanında çok sayıda siyasetçi-bürokrat-medya mensubuna kurdukları kumpaslar yine kendileri tarafından kaydedilen ses kayıtlarının internete düşmesi sonucu ifşa olmuştu.

    5- Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, Neden Görevden Alındı?

    Erkan Karaarslan'ın salınması sonrası firarının ardından kaçtığı-kaçırıldığı iddiaları gündeme gelmişti. Aynı Mahkeme önce tahliye edip Erkan Karaarslan firar ettikten sonra savcılık itirazı üzerine yeniden tutuklama kararı çıkartmıştı.

    Bu gelişme sonrası Mahkeme Başkanı görevinden alınmış, bazı sosyal medya hesaplarında bacanağının hesabına 700 bin TL yatırıldığı iddiaları yayınlanmış, çeşitli medya organları da bu konuları haberleştirmişti.

    6- MERSİN BŞB'de BŞB Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından görevlendirilip sonra FETÖ aidiyet-irtibat-iltisak gerekçesiyle görevden alınıp ihbar edilen, buna dayanarak ve savcılık emriyle operasyonu gerçekletiren polislere, hangi gerekçe ile dava açıldı.

    Ki iki ayrı KHK ile polislerin bu tür yargılamalara tabi tutulamayacağı açıkken, resmi ihbarı yapan Mersin BŞB Başkanı Celalettin Kocamaz iken, neden savcılık emriyle operasyonu gerçekleştiren polisler bu emsali görülmemiş davaya muhatap kılındı?

    “ASIL HEDEF NE?”

    Yukarıda delillendirilen gerçekler ve yönelttiğimiz soruların ardından tek bir stratejik soru gündeme geliyor?

    ASIL HEDEF NE?

    İşte kriptolar tarafından gerçekleştirilen karşı operasyon çabalarının ardında, FETÖ-PDY'ye vurulacak en büyük ekonomik ve kadro darbesinin engellenme çabasının yattığı, kendiliğinden ortaya çıkıyor.

    Çünkü FETÖ tarafından VİP korumaya alınan  ve Kemal Kılıçdaroğşu'nun FETÖ'den 10 yıl 6 ay ceza alan Başdanışmanı tarafından belediyelere yönlendirildiği dinlemelere bile takılan Erkan Karaarslan yakalandığı takdirde, FETÖ-PDY çok büyük  bir kadro ve mali darbe  yiyecek.

    Dersaneler ve şirketlerine el konulduktan sonra çöreklenildiği ve adeta açıklarını bularak rehin aldığı belediyeleri Erkan Karaarslan üzerinden kontrol etmeye devam eden FETÖ; imar ve ihalelerden yüklü miktarda maddi kaynak sağlıyor, böylece örgütün yaşaması için adeta kan nakli yapılıyordu.

    Erkan Karaarslan'ın Mersin'de yakalanması ve tutuklanması ardından paniğe giren FETÖ ve irtibat-iltisaklı siyasetçiler, karşı operasyonlar ile Karaarslan'ı kurtarmak için faaliyet göstermişlerdi.

    Bu faaliyetlerin başında Erkan Karaarslan organizatörlüğünde gerçekleştirilen FETÖ-PDY imar ve ihale yolsuzluklarını, ötgütlenmelerini ortaya çıkaran, şikayette bulunan, tanıklık yapan, operasyonu gerçekleştiren adli ve emniyet güçleri üzerinde büyük baskı kurulmuş ve operasyonu itibarsızlaştırma hedeflenmişti.

    Bu kişiler lekelenerek ve kurulan kumpaslarla cezaevlerine atılıp susturularak firari FETÖ Belediyeler İmamı Erkan Karaarslan beraat ettirilecek hiç olmazsa FETÖ kapsamnından çıkaraılarak Türkiye'deki tüm dosyalar sadece cezası az olan yolsuzluk kılıfına büründürülerek FEÖ-PYD'nin devletteki yerel yönetimler yapılanmasının deşifre olmasının önüne geçilerek, mali para akışının devam etmesi sağlanacaktı.

    “GAZETECİLERDEN HSYK'YA ÇAĞRI..”

    Bu konu tüm yerel ve ulusal medyada güncelliğini korurken konu A Haber'de gazeteciler tarafından gerçekleştirilen açık oturumda da ele alındı.

    Açık oturumda firari Erkan Karaarslan'ın CHP ve FETÖ ile ilgili tüm ilişkilerini gözler önüne seren gazeteciler, Adalet Bakanlığı ve HSYK (Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu' na) çağrıda bulunarak Erkan Karaarslan'ın salınması ve firarında büyük soru işaretleri ve şüpheler olduğuna vurgu yaparak, Mersin Adliyesi'ndeki bu konuyla ilgili tüm hakim ve savcıların müfettişlerce sorgulanması, dosyaların da kontrolünü talep ettiler.

    Öte yandan Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının konuya çok hassas şekilde eğildikleri, tüm dosyaları tek elde toplayarak, kriptolar tarafından gerçekleştirilecek delil karartma, dosyaları sürüncemede bırakma gibi girişimlerin bu yolla bertaraf edildiği biliniyor.

    Aynı zamanda bu dosyalarla ilgili görevlerini yapmayan devlet görevlileri hakkında tüm bilgilerin, Adalet ve İçişleri Bakanlığı tarafından toplandığı da edinilen bilgiler arasında yer alıyor.

    Hatta ve hatta Erkan Karaarslan hakkında ilk tutuklama kararı çıktığı zaman Aydın'da geçmişte görev yapan bir üst düzey emniyet görevlisi tarafından 9 gün boyunca bir devlet binasında saklandığının dahi tespitinin yapıldığı ifade ediliyor.