• Kumpas çöktü…

    Aydın Adliyesini resmen rüşvetçi olmakla suçlayanlar Hakim - Savcılara kurdukları kumpaslara geçit vermedikleri için saldırıyorlar.

    22:39:56 | 2020-11-26

    http://yavuzlarmylife.com

     

    Dün kaleme aldığımız köşe yazımız ardından, mayınlar birer birer patladı. Hem de ne patlama!.. Tabi ki Serhan Seyhan ile Aydın Denge Grup denen biraderler şirketinin abisi ve hamisi Aydın Vekili Mustafa Savaş, kendisi cevap vermedi. Fakat Denge Gazetesi üzerinden Aydın Adliyesini resmen rüşvetçi olmakla suçladı.

    Neden olayın asli faili Denge Gazetesi değil, Mustafa Savaş diyorum...

    Çineli olmaktan kaynaklanan bir ilişkileri vardır. Yıllar boyu Mustafa Savaş, Denge grup için krediler çıkarılmasını sağlamış hatta son dönemde iyice krize giren grubu kurtarmak için, konkordato ilan etmelerinde yardımcı olmuştur. Bunu da tüm kamuoyu bilir.

    O yüzden Denge Grup, Aydın Milletvekili Mustafa Savaş izni ve desteği olmadan değil Aydın Adliyesi’ndeki hakim ve savcıları rüşvetçi ilan etmek, adım atamazlar.

    Yahu güzel kardeşim;

    Kendi kurdukları dernekten atılıp gıkları bile çıkmayan, FETÖ’nün kapatılan Cihan Haber Ajansı’ndan gazetecilik mesleğine adım atan Mehmet ve Emin Aydın kardeşlerin, arkalarında Mustafa Savaş’ın desteği olmadan bunu yapamayacaklarını, Aydın havalisinde yediden yetmişe herkes bilmez mi?..

    Mustafa Savaş’ın has elemanı Serhan Seyhan, Aydın Adliyesi için “Aydın BŞB Zabıta Müdürlüğü”, Emin-Mehmet Aydın kardeşler, “Menemen Belediyesi Başkanı tutuklandı, darısı Aydın’ın başına” derler, yetmez hakim ve savcıları rüşvet almakla aleni suçlarken acaba ipiyle kuşaklarına mı, yoksa Mustafa Savaş’a mı güveniyorlar?

    Bir de FETÖ Borsası falan yazmışlar, Erkan Karaarslan’ı bulaştırmışlar.

    Hedefleri basit;

    FETÖ üzerinden Aydın BŞB’ye sürekli kayyım atatmak.

    Sonra da kebapçı kedisi gibi kuyruğa girecekler, “bu işi ben yaptım, ben yaptım” diye kaynak teminine yönelecekler.

    Hakim ve savcılara da kurdukları kumpaslara geçit vermedikleri için, bu nedenle saldırıyorlar.

    Kulakları çınlasın, Müstefi Bakanımız Berat Albayrak’ın dediği gibi;

    “Çok beklersiniz, çok beklersiniz...”

    Bunlar kısa pantolon ile gezerken, Türkiye’de ilk FETÖ Borsası kavramını literatüre sokan kişiyimdir. Onu da cezaevine ilk giriş çıkışımın ardından, yine bu sitedeki köşemde yazmıştım. FETÖ Borsasını, FETÖ’cülerin yönettiğini zannedecek kadar da, bilgi yoksunudur bu arkadaşlar.

    FETÖ Borsası, çeşitli illerde Devlet ve siyasetçilerin iş birliği içinde, işadamlarını FETÖ’cü olmakla tehdit edip, haraca bağlamaları, bağlayamadıklarını hapse attırmaları ya da vurdurmalarıdır.

    Buna en güzel örneklerden biri, Erkan Karaarslan ve Mersin BŞB’ye kurulan kumpastır.

    Alın bakın Gazeteci Tolga Şardan, Erkan Karaarslan ve beraberindekilere kurulan kumpasta rol alan alt düzeyleri, isim isim, aldıkları cezalarının gerekçesi ve rakamlarına varana kadar nasıl sıralamış..  (Lingi tıklayıp yazıyı okuyabilirsiniz. https://haberalternatif.com/menzilci-mudurler-resmi-kayitlara-girdi/)

    Erkan Karaarslan için MİT - EMNİYET - MASAK tarafından verilen temiz raporlarına rağmen ısrarla “FETÖ Belediyeler İmamı” diye yazıp, Özlem Çerçioğlu ile irtibat ve iltisak kurup Aydın BŞB’ye kayyım atatmak istiyordunuz ya, işte o kumpas çöktü...

    Hece hece yazayım mı Mustafa Savaş ve medyadaki yakın arkadaşları;

    Kurulan KUM-PAS ÇÖK-TÜ!...

    Ben de mayınlı araziyi sağ olsun çok zeki geçinen bazı arkadaşlar üzerinden temizledim, şimdi siperlerinizin önüne geldim. Bundan sonra süngü süngüye muharebe... Gittiği yere kadar, ister musalla, ister mapus...

    Aydın yargısına laf söylerken, Mersin’de kurulan kumpas açığa çıktığı, alt düzey görevliler ceza aldığı, diğer sanıkların tümü beraat ettiği halde “Erkan Karaarslan 58 duruşmadır niye beraatini alamıyor” diye sormak işinize gelmiyor mu?

     Ne o yoksa abiniz ve haminiz Mustafa Savaş’ın Ankara koridorlarında, Serhan Seyhan ile birlikte kapı kapı tahliyesini - beraatini engelleme çabaları yüzünden olmasın.

    Gel HTS kayıtlarını koyalım ortaya dedim, Mustafa Savaş onu da kabul etmiyor.

    Demek ki orada da baskı var ki, işler böyle uzuyor.

    Onu görmüyorlar, kendi hamileri ve arkadaşlarının yargıya baskı yapıp kurulan FETÖ kumpası üzerinden Özlem Çerçioğlu’nu görevden aldırma çabalarını kulakları duymuyor, Aydın adliyesindeki hakim ve savcıların yediği rüşvetlere kadar duymuşlar.

    Sağır duymaz yakıştırır olmasın sizin işler?

    Yoksa 17 - 18 Kasım duruşmalarında mahkemelere asıl baskıyı Mustafa Savaş yapıp, sonuç alamadığı için olmasın bu Adliyeye karşı olan saldırılar?

    Haltı yiyen kendileri, hakim savcıları suçlayan kendileri.

    Buradan tüm kamuoyuna ilan ediyorum;

    Serhan Seyhan ve Aydın Denge denen vatandaşlar, Mustafa Savaş’ın desteği ve de güvencesi olmadan, asla ve asla hakim - savcıları rüşvet almakla itham edecek, BŞB zabıta memurları diye aşağılamaya yeltenecek kadar cesur değillerdir.

    Herkesi her şeyle suçluyorlar, iş Aydın Adliyesi’ne gelince Mustafa Savaş’ın yaptığı baskılar unutuluyor, kendi kasıtlı kumpas haberlerine devam ediliyor, sonra biz davalara müdahale edenlere müdahale ettik mi, bizi suçlamaya kalkıyorlar.

    Mantığa bakın...

    Gazetecilik ve insanlığın temel ahlak gereği olarak ne yapmaları gerekiyordu?

    Kurulan düzmece FETÖ kumpasının yargı eliyle tescil edildiği ortaya çıkmışken bunu sorgulayacaklarına, Erkan Karaarslan’a kurulan kumpasın takibini yapacaklarına, masum insanları aklayacaklarına, masumları yakıp, onlar üzerinden Aydın BŞB ye çöküp, bir güzel köşe olacaklar.

    Tüm kamu oyuna şunu açıkça vurgulamak istiyorum!...

    Erkan Karaarslan’ın da, Özlem Çerçioğlu’nun da avukatı değilim.

    O süreçte “vatan - millet hizmeti yapıyoruz” diye kullanıldığımızı erken fark edip, hatamızı telafi etmek ve devleti kaplayan bir çürümüşlüğü ortaya koymak üzere yola çıktık.

    Çünkü bu olayda medya yani ben ve benim gibi çok sayıda kişi, o hengamede kullanılırken, kumpas sahiplerinin ve devlet içindeki iş birlikçilerinin nasıl kaynaklara çöktüğüne tanık olduk.

    Bunu da kimseye husumet gütmeden, devletimizin şerefine de leke getirmeden, ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Kin - husumet - hamaset hiç biriyle hareket etmiyoruz. Gereken yerde gerekene hak ettiği cevabı, gerçeklerle ve belgelerle veriyoruz. Özlem Hanım da, Erkan Karaarslan da, kendi cevaplarını verir.

    Haklarında süren soruşturmalar - davalar vardır, verilecek kararlara da etki etme hakkımız yoktur, başkalarının da olmamalıdır.

    Biz yargıya müdahale edenlere müdahale ediyoruz, bu mücadelemiz de sürecek.

    Mustafa Savaş’ın desteğiyle şu yapılan, Devlete - Millete hakarettir.

    Hakimler - Savcılarımızın şereflerini, velev ki iddialarınız doğru olsa bile, bu kadar ayak altına alamazsınız. Hakim - Savcıların aşağılandığı her yerde, eninde sonunda toplumdaki kamu düzeni ve güvenliği kaybolur. Yazacaklarınızı yazın, eleştirilerinizi yapın, fakat bunu devleti - adaleti iki paralık edecek şekilde uy-gu-la-ya-maz-sı-nız...

    Çünkü Mustafa Savaş başta, burada Denge Grup ve Serhan Seyhan, gerçeği, vatan - millet hakkını aradıklarını söyleyip, aslında kamu yetkileri ve kaynaklarına çökmek için fırsat kollamalarından ibarettir.

    Valla Mustafa Savaş sizleri belki siyasi gücü yettiği kadar korur da, benim kalemimden hem kendisini, hem sizleri nasıl koruyacak, orasını da azcık düşünün emi güzel kardeşlerim....

    Dedim sağ olsun gönüllü mayın eşekleri sayesinde alanı temizledim, bu kumpas sürecinde siperlerinizin tam önüne geldim...

    Bundan sonrası eğer çok yürek yediyseniz, göğüs göğüse mücadeleye hazır olun emi canlarım...