• Kılıçdaroğlu’nun 21/B ile imtihanı…

    CHP Genel Başkanı ve adı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için geçen Kemal Kılıçdaroğlu, yapacağı Aydın ziyaretinde 21/B tuzağına çekiliyor. Siyasi kulislerden sızan haberlere göre, bu tuzağı kendisine kuranlar arasında CHP’nin İstanbul milletvekilleri Akif Hamzaçebi ve Erdoğan Toprak’ın olduğu belirtiliyor.

    14:28:19 | 2022-06-19

    Kılıçdaroğlu, 21/B tuzağına düşürülüyor..

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, olağanüstü durumlarda geçerli olan ve istenilen kişiye istenilen fiyata ihale yöntemini her fırsatta, “Yolsuzluk-Hırsızlık” olarak tanımlıyor, iktidara geldiklerinde 21/B usulü ihaleleri mercek altına alıp, hesap soracaklarını belirtiyordu.

    Kemal Kılıçdaroğlu 21/B usulü ihale yöntemini, “Yolsuzluğun belgesi” olarak tanımlamıştı.

    İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi açıklamalarından, 21/B ihalelerin yolsuzluk olduğu yönündeki vurguları;

    https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/kilicdaroglu-yolsuzlugun-belgesini-aciklamisti-adrese-teslim-ihalenin-hangi-sirkete-gittigi-belli-oldu-1903138

    https://medyascope.tv/2020/12/14/kilicdaroglunun-besli-cete-dedigi-holdingler-cengiz-limak-kalyon-kolin-ve-makyolun-aldigi-kamu-ihaleleri/

    Sayın Kılıçdaroğlu…

    Kendi açıklamalarınız ile, 21/B ihale yönteminin yolsuzluk olduğuna defalarca siz ve partilileriniz vurgu yaptı. Bununla ilgili internette binlerce haber mevcuttur.

    Peki 21/B ihale yöntemi sizlerin ve partinizin ifadesiyle “YOLSUZLUK-HIRSIZLIK” ise, Aydın’daki açılışlarınızda CHP’li Didim Belediyesi tarafından 21/B ihale yöntemiyle yaptırılan Didim Amfitiyatroyu nasıl açacaksınız?

    Üstelik ilk ihalesinde, “İhale tek parça olacak, iş tek bir ihaleyle bitirilecektir” şartını koymasına rağmen ardından üzerine iki kez 21/B yöntemiyle ihaleyi veren Didim Belediye Başkanınıza, madalya mı takacaksınız?

    Hem de Kültür Merkezi-Çocuk Oyun parklarını dahi 21/B ihale yöntemiyle gerçekleştiren Didim Belediye Başkanınızı, “Namus-dürüstlük” abidesi olarak mı tanımlayacaksınız?

    KILIÇDAROĞLUNA DOSTANE UYARI..

    Aydın Şafak Gazetesi olarak uyarıyoruz;

    Havuz medyasının diline düşeceksiniz..

    Siz her 21/B dediğinizde, alıp dönüp partili belediyelerinizdeki 21/B ihaleleri gündeme getirip, “yolsuzluğu akladı, ortak oldu” başlıkları atılırsa ne yapacaksınız?

    Çevrenizdeki bir avuç menfaatperestin yönlendirmeleriyle, gayri ahlaki, gayri hukukilikleri dillere düşmüş, kendi evinde grup zinası yapıp belediye meclis üyesini de kameraman kullanmış birine yeniden koltuk hediye etmek için çevrenizde çırpınan kim varsa sadece CHP için değil, Millet İttifakı ve Cumhuriyet için tehditlerdir.

    Çevrenizdeki yeni yeşermeye başlayan CHP’ye has çeteleri görmezden gelir, onların menfaat için bu çırpınışlarına taviz verirseniz, emin olun ne halk ne tarih sizi affetmez…

    Sayın Kılıçdaroğlu tekrar ediyoruz;

    “Tuzağa düşürülüyorsunuz…”

    Belediye Başkanınız Ahmet Deniz Atabay’ın Didim’de bir yat toplantısında, Mehmet Ağar-Korkut Eken-Tolga Ağar ile bir araya geldiği İDDİASINI kendisinin sağda solda ballandıra ballandıra anlattığı hususunu da bilgilerinize sunduktan sonra, nasıl bir tehdit ile karşı karşıya bulunduğunuzu daha iyi analiz edebilirsiniz.

    Daha önce Belediye Başkanınız Ahmet Deniz Atabay’ın Papaz Bronson-Eski ABD Büyükelçisi Riccardione ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren ile Didim’de bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaleme almış, Erhan Gülveren’in İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu yanında olayı doğruladığını da, kamuoyuyla paylaşmıştık…

    Biz dostane şekilde çekildiğiniz tuzağı gösterdik, takdir de sizin, seçim de…

    Çünkü diğer bir takdir edici ise sandıklarda oy kullanacak halktır…

    Bu aldatılmışlık ulusal medyaya yansıdığında, riya ve takiyye travması yaşayacak halka nasıl cevap vereceğiniz hususunu da, merakla bekliyoruz…

    İHTİMAMIMIZ ŞAHSİ DEĞİLDİR..

    Sayın Kılıçdaroğlu;

    Bu konudaki ihtimamımız (dikkatli davranma, özen gösterme) şahsi değildir. Millet ittifakına umut bağlayan milyonlar adına çıktığınız bu yolda zarar görmemeniz içindir.

    Örneğin; size amfitiyatronun önendeki denize bitişik yeşil alanı gösterecekler.

    “Nasıl olmuş? Sayın Genel Başkanım” diyecekler.

    İşte o yeşil alan sizin bir zamanlar Genel Müdürlüğünüzü yaptığınız SGK'ya ait.

    Belediye Başkanınız Atabay hiç kimseye sormadan, şeytani bir plan için, park ve bahçeler müdürlüğü tarafından 7 milyon liraya yaptırdığı iddia edilen rekreasyon alanı için tek bir izin almadan SGK’ya ait bu araziyi gasp etmiştir. Hali hazırda direk Sayın Bakan Vedat Bilgin'nin talimatıyla bu konuda soruşturma başlatılmıştır. Çok zor değil danışmanlarımıza tek telefonla teyit edebilirsiniz.

    İhaleleri, maliyeti, mülkiyeti sorunlu ve açıkça suçlar teşkil eden böyle bir yerin açılışında adınızın geçmesinin İktidara ne kadar büyük bir koz vereceği açıktır.

    Bu Canan Karatay'ın “et yemeyin, hamur işi yemeyin” diyip; kebapçıda lahmacun kebap yerken yakalanması etkisi yaratır. Bizden söylemesi. Sakın ha... Sakın...

    “AKP'de yapmıyor mu? Hem de bunun kaç katını” diyenler, net şekilde millet ittifakına ihanet içindesiniz.

    Unutmayın millet bu olumsuzluklardan bıktığı için yeni bir umut arıyor.

    Eğer ki her şey iktidarın çizgisinde devam edecekse, kusura bakmayın aslı varken suretine kimse oy vermez, inanmaz bizden söylemesi.

    Sayın Kılıçdaroğlu, neden harcadığınız her kuruşun hesabını verin diyor?

    Kısa bir örnekle konuyu sonlandıralım.

    CHP'de “Memleket yangın yeri, siz kalkmış lokal olaylar ile uğraşıyorsunuz diyenlere de cevap olsun.

    Telefon ile ulaştığınız Aydın Milletvekili ve CHP’nin TBMM’deki Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül'de aynı görüşte olanlardan.

    Sorumuz şuydu:

    Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na Didim’de “hırsızlık, yolsuzluk” diye eleştirdiği 21/B açılışı yaptıracaklar. Bu çelişki değil mi?

    Bize şunları dedi:

    "AKP ülkeyi ne hale getirdi, memleket yangın yeri, siz kalkmış lokal olaylar ile uğraşıyorsunuz, küçük olaylara takılıyorsunuz.”

    Sayın Bülbül İSKİ olayını unutmayın..

    Biz değil de şerefli, dürüst ve yurtsever CHP tabanı buna öyle bir takılır ki feleğinizi şaşarsınız. Sağ siyasette maalesef bu olaylara tolerans ile bakıldığı doğrudur. Ancak Atatürk ilkelerine inanmış gerçek hiçbir CHP'li küçük-büyük demeden her türlü yanlışa takılır ve karşı durur.

    Bu gerçek CHP’lilere Atatürk'ün vasiyetidir

    İnönü bir hatıratında şöyle der:

    “Bir gün akşam üzeri Çankaya Köşküne gittim. Atatürk yüzüme bakarak ‘İsmet ne oldu? İyi görünmüyorsun’ dedi. Paşam bu gün THK kongresine katıldım. Başkan hesapları ibra sırasında 5 kuruş açık verdi. Uğraştı ama 5 kuruşun hesabını veremedi. O yüzden canım çok sıkkın, dedim. Anlattığım olaya Atatürk daha çok üzülmüştü. O gece ikimizde çok üzgün geçirdik ve gece boyu tek kelam etmeden sessizce ayrıldık.”

    Bu tür olaylar, gerçek CHP'liler ile çakma avantacı CHP'lileri ayırmanın turnusol kağıdıdır. Sizce de artık CHP'de sessizce düşünme vakti gelmemiş midir?