• Erdoğan Aydın’da CHP’ye yüklendi…

    Partisinin Aydın İl Kongresine katılan Cumhurbaşkanı Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan konuşmasının büyük bölümünde CHP’yi eleştirirken, “Biz tek kale oynuyoruz” dedi.

    16:13:38 | 2018-04-07

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan partisinin Aydın 6. Olağan kongresinde konuştu.

    ERDOĞAN: "CUMHURİYETİMİZİN GERÇEK SAVUNUCUSU BİR PARTİ VARSA O DA SADECE AK PARTİ'DİR..

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:

    Aydın 16 Nisan halkoylamasında malesef yüzde 36'lık evet oranı ile beklediğimizin ve Türkiye ortalamasının çok altında kaldı. Halbuki Türkiye'de demokrasinin, milli iradenin bağımsızlığın şehri olan Aydın'ın bizim gönlümüzde ayrı bir yeri var. Biz Aydın'ı 1 milyon 100 bini bulan nüfusu 670 mahallesi, incirinden zeytinine, pamuğundan sebzelerine kadar her çeşit ürünün yetiştiği bereketli topraklarıyla turizmi, sanayisi ve ticareti ile 2023 Türkiye'sinin lokomotif şehirlerinden biri olarak görüyoruz. Türkiye için neler yaptığımızın Aydın'a da hangi hizmetleri getirdiğimizin en yakın şahidi sizlersiniz. 16 Nisan sonucu kendimizi Aydın'ın efelerine Aydın'ın gani gönüllü başı yüce insanlarına yeteri kadar anlatamadığımızı gördük. İnşallah bu kongremizde Aydın'da yeni bir döneme adım atıyoruz. Artık hep birlikte daha çok çalışacağız. Aydın'da çalmadık kapı bırakmayacağız.

    Şehrimizin Gazi Mustafa Kemal'in hatırasına hürmeten olsa gerek hala CHP'ye çok ciddi desteği olduğunu görüyoruz. Buradan tüm Aydınlılara sesleniyorum. Sizin gönlünüzde yaşattığınız CHP ile şu anda muhalefet partisi sıfatını taşıyan CHP ile arasında hiçbir ilişki kalmamıştır. Gazi Mustafa Kemal'in CHP'si bu ülkenin Kurtuluş Savaşı'na öncülük eden kadro tarafından kurulmuştur. Bugünkü CHP ise Türkiye'nin ikinci kurtuluş savaşı olarak gördüğümüz mücadele sürecine alanen ihanet eden ülkemizin ve milletimizin düşmanı kim varsa onların değirmenine su taşıyan bir parti haline dönüşmüştür. Türkiye bölücü terör örgütünün çukur eylemleriyle mücadele ederken CHP olayı bölge halkının PKK ile iktidarın uygulamaları arasında sıkışması olarak ifade edebilecek kadar alçalabilmiştir. Hatta bu partinin milletvekilleri çıkıp devlete karşı hendek hendek direnmekten söz edebilecek kadar şirazeyi kaybetmişlerdir. Bölücü örgütün Meclis'teki temsilcisi olan siyasi partinin başındaki zat ile "birlikte iyi salladık" diyen CHP yöneticileri gördük. Devletin güvenlik görevlilerini faşist, PKK'lı teröristleri madur eylemci olarak niteleyen bu CHP'nin Aydınlı kardeşlerimizin hayalindeki parti ile hiçbir alakası olamaz.

     "Türkiye'de Cumhuriyetimizin gerçek savunucusu olan bir parti varsa o da AK Parti'dir." 

    Geçtiğimiz günlerde sanatçılarımızla yaptığımız sporcularımızla, yazar medya grubu bir grupla yaptığımız Zeytin Dalı Harekatı'na katılan askerlerimize destek olmak onlara moralize etmek için Reyhanlı'ya gittik. Sınır, 10 kilometre oraya kadar gittik. Hem kendi tarihimizde hem de dünyada bunun sayısız örneği var. Biz il kongremiz vesilesiyle Hatay'daydık. Kendileriyle ziyaret için gittiğimiz karakolda buluştuk. Sınırın sıfır noktasındaki Oğulpınar Sınır Karakolu'nda çok güzel tarihi bir manzaraya şahid olduk. Askerlerimizle sanatçılarımızın, sporcularımızın, medya mensuplarımızın verdikleri fotoğraf CHP başındaki zatı son derece rahatsız etmiş adeta zıvanadan çıkarmış. Grup toplantısında burada zikretmekten hicap duyacağım hakaretleri bir kenara bırakarak söylüyorum. Asıl vahim olarak ne diyor biliyor musunuz? Bir ülkenin sanatçıları savaşı değil barışı savunur diyor. Yani sanatçılarımızın yanlış safta yer aldığını ima ediyor. Bu zihniyete göre sanatçılarımız, askerlerimizin değil teröristlerin yanında yer almalı. Ey Aydınlı kardeşim, Türkiye'nin ana muhaflefet partisinin başındaki bu zatın içine düştüğü durumu görüyorsunuz değil mi? Kendi devletine, kendi hükümetine, kendi askerine düşmanlık içine giren bir parti nasıl olur da Cumhuriyetimizin kurucu partisi olduğunu iddia edebilir. Türkiye'de Cumhuriyetimizin gerçek savunucusu olan bir parti varsa o da AK Parti'dir. 

    "Bu seviyeye inmeyi kendime zül sayarım"

    Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 yılında ülkemiz için belirlediğimiz hedefler bile tek başına bu iddiamızı ispatlamaya yeter. Ey CHP bak biz 100. yıla bir hazırlık yapıyoruz. Sen ne yaptın? Teröre destek vermekten başka ne yaptın? Teröristlerle beraber yol yürüdün. Onların çukur kazmalarına destek verdin. Başka ne yaptın? CHP'liler ile karşılaştığınızda onları çevirin ve onlara şu soruyu sorun; Cumhuriyetimizin geleceği hakkında ne düşünüyor sunuz? Emin olun hiçbiri de bu soruya verecek tutarlı bir cevap ortaya koyamaz. Çünkü bunların öyle bir derdi yok.

    "Teröristleri savunmak adalet demek değildir"

    Siz bunların dillerinden adalet lafını eksik etmediklerine, yollara düştüklerine bakmayın. Hz. Mevlana adalet ağaçlara su vermektir, adaletsizlik ise dikene su vermektir diyor. Bunlar hayatları boyuncu olduğu gibi bugün de sadece dikene su vermişlerdir. Dikene su vermeye devam ediyorlar. FETÖ'sundan, PKK'sına kadar terör örgütlerini savunmak adalet değildir. Ülkesine ve devletine hayırlı her işi baltalamak adalet değildir. CHP'nin başındaki zat, salı günkü konuşmasında öyle ahlaksızca, öyle terbiyesizce, öyle haysiyetsizce ifadelere sarıldı ve şahsıma saldırdı ki inanın bana ben bu kişinin seviyesine inmeyi kendime zül adlederim. 

    Demokrasinin, milli iradenin, bağımsızlığı şehri olan Aydın'ın bizim gönlümüzde ayrı bir yeri vardır.

    Dünyanın neresine gidersen git, Batı'ya git, Amerika'ya git, sanatçılar zaman zaman askerleriyle, ordusuyla beraber olurlar, onları moralize ederler, onlara moral verirler. Bizimki çılgın, hayatında böyle bir şey yaşamamış.

    Gazi Mustafa Kemal'in CHP'si, bu ülkenin Kurtuluş Savaşı'na öncülük eden kadro tarafından kurulmuştur. Bugünkü CHP ise Türkiye'nin ikinci Kurtuluş Savaşı olarak gördüğümüz mücadele sürecine alenen ihanet eden, ülkemizin ve milletimizin düşmanı kim varsa onların değirmenine su taşıyan bir parti haline dönüşmüştür.

    Kendi devletine, kendi hükümetine, kendi askerine düşmanlık içine giren bir parti nasıl olur da Cumhuriyetimizin kurucu partisi olduğunu iddia edebilir. Türkiye'de Cumhuriyetimizin gerçek savunucusu olan bir parti varsa o da AK Parti'dir.

    Askerlerimizle sanatçılarımızın, sporcularımızın, medya mensuplarımızın verdikleri fotoğraf CHP'nin başındaki zatı niyeyse fevkalade rahatsız etmiş, adeta zıvanadan çıkarmış. 'Bir ülkenin sanatçıları, savaşı değil barışı savunur' diyor. Yani sanatçılarımızın yanlış safta yer aldığını ima ediyor. Aman Yarabbi. Bu zihniyete göre sanatçılarımız askerlerimizin değil teröristlerin yanında yer almalı.

    "NEYMİŞ BENİ UYUTMAYACAKMIŞ"

    CHP'nin başındak zat, salı günkü konuşmasında öyle terbiyesizce, haysiyetsizce, rezilce saldırdı ki, bu zatın seviyesine inmeyi zul sayarım. Üstad böyle zastlara çukur derdi. Bu zat çukurun ta kendisidir. Bu zat söylediği sözlerle kanalizasyon çukurunda debeleniyor. Bu zat sanıyor ki, ben de ağız var her türlü hakarette bulunurum. Biz o kelimeleri unuttuk. Biz de daha fazlaları var da bulunduğumuz konumdan ötürü kullanmıyoruz. Güya kadınlara sesleniyor, otizmli çocuklarla konuşuyor. Ancak cümlenin sonu ne hikmetse benimle bitiyor. Neymiş beni uyutmayacakmış. Biz zaten günün 24 saati milletimiz için çalışıyoruz. Ülkemizin ve milletimizin çıkarları söz konusu olunca kimseyi gözümüz görmez. Bu zatın söylediği öyle şeyler var ki milletimize sorumluluğumuz gereği değinmeden geçinemeyeceğim. Bu zat faizin KHK ile düşeceğini sanıyor. İstihdamın KHK ile sağlanacağını sanıyor. İç ve dış borçların KHK ile kapanacağını sanıyor. Bu düzeni bozacağını söylüyor. Peki ne yapacak çalışmayan adama para mı verecek? Öyle bir şey söylemiyor. Tek kuruşu çalışarak kazanmamış adama anamuhalefet partisini emanet ederseniz olacağı bu.

    KURTULUN BUNDAN KURTULUN DA TÜRKİYE ŞENLENSİN

    Çocuklarının aldığı evi anlatamayarak bir gazeteye üç kuruşa evi veren adama millet ekonomiyi teslim etmez. Muhalefetteyken benim adım Kemal diyerek lafla peynir gemisi yürütülebilir. Ama ülke yönetilmez. Tıpkı boş çuval gibi yere yığılıveriyor. Ama içi de boş değil. Bu çuvalın için curuf dolu. Kin dolu, zulüm 1453'te başladı diyenlerin ihaneti ile dolu. Dünyada herkes Türkiye'nin yüzde 4'lük büyüme başarısını konuşuyor. Bu zat aklınca onu da değersiz kılmaya çalışıyor ama eline yüzüne bulaştırıyor. Nitekim bu kişi girdiği tüm seçimleri kaybetti. Sorun kaç seçim kaybetti diye onu da bilmez. Ama hakkını da yememek lazım, partisinin kongrelerinin hepsini de kazanmıştır. Başarısı burada. CHP'ye gönü verenlere sesleniyorum. Bu kadar başarısız biriyle nereye gideceksiniz?

    Kurtulun bundan ya. Kurtulun da Türkiye şenlensin. İktidar var, muhalefet yok. Biz tek kale oynuyoruz. Çukur eylemlerinde PKK ile mücadele ettik, bu zatı bölücü örgütün yanında gördük. Hakkari'de mitingi var, partisinin bayrağı yok. Bir tane Türk bayrağı yok. Bunun Türk bayrağı ile alakası yok. orası Hakkari. Biz ne zaman gittiysek Türk bayrağı ile gittik.

    EY KILIÇDAROĞLU FELEĞİN ŞAŞAR

    Yolcudur Abbas bağlasan durmaz. Bu zatta 2019 yılının sonunda siyasi hayatını sonlandıracak. Ey Kılıçdaroğlu, istediği ne kadar hopla, zıpla seni bekleyen siyasi akıbetten kurtuluşun yok. Devletine milletine zarar vermeyi bırak artık. Bu milletten öyle sille yersin ki feleğin şaşar. Yedidüvele Osmanlı tokatı atan bu millet seni bir günde tarihin çöplüğüne atar. Kimileri sevgisiyle, muhabbetiyle, hizmetiyle milletin karşısına çıkar, kimileri de bu zat gibi zehriyle kendini belli eder.