• Efeler Atama Seçiminin ardından…

    Usta Gazeteci Atilla Dağıstanlı CHP Efeler İlçe Kongresi’ni kendine has yorumlarıyla değerlendirdi… Tabiri caizse CHP siyasetinin “bam teline” basan Dağıstanlı, Örgütün röntgen filmini çekti. Usta gazeteci yazısında, tek adaylı CHP Efeler İlçe Başkanlığı için demokratik seçim adı altında bir tür “Atama” yapıldığını, delegelerin de adeta bir aile şirketi gibi yazıldığını noktalı, nükteli anlattı..

    16:39:17 | 2019-12-20

    http://yavuzlarmylife.com

     

    http://www.kardelenpersonelkiyafeti.com 

    Köy Enstitüleri’nin kurucularından gerçek bir yurtsever, gerçek bir devrimci İsmail Hakkı Tonguç’u tanır mısınız, tanımaz mısınız, tanıyorsanız ne kadar tanıyorsunuz onu bilmiyorum ve merakta etmiyorum; ama onun demokrasinin ne olduğu hakkında söylediği bir söz var ki, o sözü bugün içinde bulunduğumuz durumu toplumumuzun yapısını rötgen filmi gibi gösteriyor.

    O değerli insan gerçek milliyetçi, gerçek Cumhuriyetçi, gerçek Atatürkçü, Köy Enstitüleri’nin kurucularından İsmail Hakkı Tonguç demiş ki: “İki tür demokrasi vardır. Gerçek demokrasi için halk sıkı bir eğitimden geçiliri. Biz ise Amerikan demokrasisini seçtik, bir sandığa kağıt attık adı demokrasi oldu..”

    * * *

    Geçtiğimiz Cumartesi günü tek adaylı CHP Efeler İlçe Başkanlığı için demokratik seçim adı altında bir tür ATAMA SEÇİMİ yapıldı.

    Yani 418 delegede sadece tek aday Polat Bora Mersin gelseydi ve kendine bir tek oy verseydi seçimi kazanmış olurdu.

    Bir yerde öyle oldu.

    Ve bunun adı Amerikan usulü demokratik seçim oldu!..

    Yani İsmail Hakkı Tonguç haklı çıktı…

    * * *

    Bu yazımda biraz da meslektaşlarıma sitem etmek, yerine mesleki sorumluluğun ne olduğunu hatırlatmaya çalışacağım.

    Bir gazeteci bir seçimin sonucunu önceden bilse bile, seçim sonuçlarını rakamsal olarak almak zorundadır; çünkü sonuçları önceden bilinen tüm seçimler kurşun askerlerden oluşan bir ordu bile olsa, içlerinden birisi mutlaka aykırı davranacaktır. Ve o kişinin yapacağı bu eylem bir gazeteci için “Haberdir..”

    Dilerim yazımı okuyan meslektaşlarım önyargılı davranmanın gazetecilik mesleği ile bağdaşmayacağını anlamışlardır.
    * **

    Gelelim seçim adı altındaki atama işlemine…

    Delege sayısı 418,

    Görünüş güzel.

    Ya hazirun cetveli?

    Eğer gazeteci meslektaşlarım görev sorumluluğu içinde çalışmış olsalardı şimdi sizlere kesin rakamları vermiş olurdum.

    Ben o kesin rakamların peşinde değilim; ama yine de kesin olmamakla birlikte bir takım rakamları aldım.

    Önemli olan 418 delegenin seçimlere katılıp katılmadığı ve kaçının oy verdiğidir.

    418 delegeden kaç kişi oy kullanmadıysa o kale denilen zırhın yapısındaki “Çatlak” anlamına gelir.

    Zırh” delinirse içindekinin sonu geldi demektir.

    418 delegenin 312’si hazirun cetveline imza atmış; ama 301’i oy kullanmış.

    Yani zırh delinmiş…

    Yani demek ki güvenilerek delege yapılanlar da isyan etmişler.

    Bu duruma uygun kılıf hazırlanabilir.

    Nasıl mı?

    Şöyle:

    Ya nasıl olsa kazanacak, onun için oy vermedim.

    Sen onu benim külahıma anlat. Oy vermeme eyleminin altında mutlaka psikolojik bir neden vardır; ama şimdi seninle uğraşamam.

    Körler sağırlar, birbirini ağırlar döngüsü içinde yapılan Efeler İlçe Başkanı seçimi ile ilgili ince düşüncelerimi paylaşmaya devam edeceğim.

    Siz de merak ediyor musunuz 418 delegenin kaçı Büyükşehir Belediyesinde kaçı Efeler Belediyesinde çalışıyor?

    İşte bunu örgütünün rötgen filmini elinde tutan önceki dönem İlçe başkanlığı yapmış Ayhan Başdemir’e sordum,
    * * *

    AİLE DELEGASYONU MU?

    DEMOKRATİK SEÇİM Mİ ?

    Şimdi CHP’liler kendilerine bir sorsunlar bakalım.

    “Efeler İlçesinin al gülüm-ver gülüm seçiminde, ben kendime mi çalıştım yoksa partim CHP’ye mi çalıştım?”

    Önümde il delegelerinin listesi. İlgimi çeken isimlere bakıyorum.

    9. sırada Merve Alpargun Altıntaş. Barış Altıntaş’ın eşi, Merve’yi ve ağabeyi Alp’i severim.

    20. sırada Samet Beyter, Samet’i de severim şimdiye dek nerede gördüyse saygıda kusur etmedi. Sağolsun.

    21. sırada Vedat Beyter, yanılmıyorsam amcası; ama kendisiyle belki tanışmış olabilirim, konuştuğumu anımsamıyorum.

    22. sırada Adnan Bilek, arkadaşım, köşe yazarı dostum.

    30. sırada İlyas Büyükbaş, CHP’nin canlı tarihi, babamı en yakın yoldaşlarından.

    66. sırada Orhan Karagöl, gazeteci, iki kez AGC başkanlığına soyundu; ama olmadı Semra Şener ağır bastı.

    68. sırada Gülçin Karakoz, Karakoz soyadı, Ana Kraliçe’nin Hukuk Danışmanı Evrim Karakoz’u çağrıştırdı, acaba akrabası mı? Olabilir, ne var ki bunda?

    80. sırada Arif Kunur, al sana bir gazeteci daha, anlaşılan delege listesini yapan ya da yapanlar veyahut yaptıranlar gazetecileri pek sevmişler…

    Bunu yazarken gazetecilik mesleğinin Aydın’daki benden sonraki son Kızılderili reisi Sabahattin Aydın Sarı, yani namı diğer SAS aklıma geldi.

    Ya arkadaş bu delege listesini yaparken dünün gazetecileri Bilekleri, Karagölleri, Kunurları anımsıyorsun da CHP’de yöneticilik yapmış Aydın Sarı’yı nasıl anımsamıyorsun. Sen Aydın Sarı’yı tanımıyorsan senden CHP’li olmaz, olsa olsa çakması olur…

    88. sırada Güzin Okçu, bu isim bana yabancı gelmedi; ama emin olmak için Ayhan Başdemir arşivini açtım.

    Samet Beyter’in kuzeniymiş. Ha bir de Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay’ın fotoğraf çekimlerini yapıyordu, oradan tanıyorum.

    132. sırada Levent Uygun, Levent’i gerçekten severim, delikanlıdır. Fatih bey Aydınspor başkanıyken röportaj yapmak için Levent çok yardımcı olmuştu. Yok yok gerçekten Levent’i severim, şimdiye dek Levent için hiç kimseden ters bir yorum duymadım; ama görüyorum ki karısı Arzu Uygun, bir de Bilal Uygun var; ama akrabası mı bilmiyorum.

    Gelelim Kongre Delegelerine…

    Listeye baktığımda 1. sırada yaşamının 20 yılını CHP’ye vermiş; ama çeşitli ayak oyunlarıyla oyalanmış bir hanım görüyorum. Nilüfer Ünüvar, can dostum Eczacı Aydın’ın siyasetçi eşi. Yazık yine bir şeyler yok. Nilüfer hanımın ifadesine göre son seçimde Süha Bayırlı vaadlerde bulunmuş. Siz Süha Bayırlı’nın vaadlerine inanır mısınız?

    Bu listenin 34. sırasında bir isim daha dikkatimi çekiyor: Eşref Beyter… bekleyelim bakalım.

    107. sırada Pembegül Altıntaş… Barış Altıntaş’ın annesi olabilir mi? olur olur neden olmasın?

    134. sırada tanıdık bir soyadı, Erdal Eren Vergili baba adı Mehmet… ha büyük bir olasılıkla AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili’nin oğlu olabilir.. Yapılacak iş listenin sonuna doğru izlemek.

    154. sırada Sefer Demirel, milletvekili Bülent Tezcan’ın kayınpederi…

    219. sırada bir Beyter daha… Mehmet Beyter… kaç Beyter var şimdi?

    228. sırada Türkiye’nin en genç milletvekili olma fırsatını kaçıran Fulya Üstündağ.. Hayırlısı olsun…

    260. sıradaki isim de tanıdık. Ayşe Lale AlpargunBarış Altıntaş’ın kayınvalidesi… Ne güzel Barış Altıntaş’ın annesi de, kayınvalidesi de eşi de delege….

    365. sırada AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili… Eski solcu, eylemci, baba-oğul delege, örgütlenmek böyle bir şey demek ki..

    Şiimdi şu yazdıklarımın önemli olanları bir toparlayalım:

    Beyter ailesinden yazıyla ALTI, RAKAMLA 6 KİŞİ…

    Barış Altıntaş’ın, eşi Merve Altıntaş, annesi Pembegül Altıntaş, kayınvalidesi Ayşe Lale Alpargun, etti mi üç kişi?

    Ana Kraliçe'nin gözdesi Gökçen’in babası Vural Tüzen, kayınbiraderi Okan Çavuşoğlu ve Ana Kraliçenin koruması Uğur Işık delegeler arasında ve Mefküre Karabıyık ile yeğeni Ceren Tertemiz de delege…

    Eski dostlarımdan, Aydın Belediyesi eski başkanlarından Muhterem Ağababaoğlu’nun kardeşi, kadim dostum Münir Ağababaoğlu’nun kontenjanını da yazacaktım; ama zaman geçti…
    Bir de yılların eskimeye, yılmayan siyasetçisi Nilüfer Ünüvar’ın kontenjanını merak ediyorum..

    Burada okumuş olduğunuz bilgileri CHP’de ilçe başkanlığı yapmış Ayhan Başdemir’den aldım.

    Örgütçülük emek ister, çaba ister, zaman ister hepsinden önemlisi sevda ister, işte Ayhan Başdemir bu sevda ile Didim Mavişehir’de 5-10 gün kapı kapı dolaştı, çoğu kişi ile görüştü ve sonunda İl Sekreteri Okan Kılıç’ı Mavişehir’de mat etti…

    Şimdi ben de sizler gibi sıranın kimde olduğunu merak ediyorum.

    Ne demiş atalarımız:

    “Zamana zaman bırak, o her şeyi halleder..”

    Yeni bir yazıda buluşmak üzere…