• Dostluk ve adam satmak…

    Hazreti Mevlanı’nın dostluk üzerine söylediği güzel sözleri vardır. En sevdiğim sözü, “Dostluk insanın aynasıdır..” Yani Mevlana demiş ki, “İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur..”

    12:32:44 | 2018-06-11

    Gerçek dostluk diye yazıma başlayacaktım ama “Gerçek dost ne demektir?” diye düşününce aklıma şu söz geldi.. “Gerçek dost, hatalardan dolayı dostluğu bitiren değil, dostluğun adına hatalarını bitirendir..”

    Hazreti Mevlanı’nın dostluk üzerine söylediği güzel sözleri vardır.

    En sevdiğim sözü, “Dostluk insanın aynasıdır..” Yani Mevlana demiş ki, “İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur..”

    Dost dediğin zaten bir tek anlam içerir ve oda açık, nettir.

    O yüzden her insana dostum diyemeyiz.

    Dostumuza da “Gerçek dost” dememize gerek yoktur. Zaten o dosttur.

    Ama günümüzde dostluğa önem veren insanların sayısında giderek azalma görüyoruz.

    Dost dedikleriniz bir gün size büyük hayal kırıklığı yaşatabilir.

    Dost sandıklarınız ardınızdan kuyunuzu da kazabilir.

    Halk arasında buna “Adam satma” da denebilir.

    O nedenle samimi olduğumuz her insana “Dostum” diyerek “Gerçek dostluk” kavramınının da içini boşaltmamamız gerekir.

    * * *                                              

    Hayat bazen insana o kadar ağır gelir ki ne yapacağınızı bilemez bir hale gelirsiniz ve işte o an yanınızda bir dostunuzun olmasını istersiniz.

    Her yüzünüze gülen dost değildir.

    Bazı kişiler vardır dostlukları menfaat ilişkileri üzerinde kurar.

    Bunun örneklerini siyasette çokça görebilirsiniz.

    Gerçek yaşamınızda da görürsünüz.

    Siyasetçilerin dostlukları çıkar ilişkileri üzerine kuruludur.

    Çıkarlar bittiğinde bir anda dostum dediği kişiyi buruşturur bir kenara atar geçer.

    Gerçek yaşamda ise sırrını paylaştığın dost dediğin insanlar vardır.

    Bazı dost görünümlü kişiler riyakârdır.

    Bunu önce anlayamazsınız.

    Her sırrınızı dostum diye paylaşırsınız?

    Gerçek yüzü ortaya çıktığında ise en büyük darbeyi dostum dediğiniz kişiden yersiniz.

    Bernard Shaw’ın şöyle bir söz vardır:

    “Dostunuza bir gün düşman olabilecekmiş gibi, düşmanınıza da bir gün dost olabilecekmiş gibi davranın..”

    O nedenle kim dost, kim düşman bunu ayırt etmeniz uzun zaman alabilir.

    * * *

    Adam satmak ise; sözlük anlamında şöyle:

    “Bir insanın diğer bir insana ya da insanlara duyduğu güven, sevgi ve saygıyı anında yok edici davranıştır. Bir insan hakkındaki ‘adam’ olduğu düşüncesi sizin için artık geçerli değildir. Buradaki satmak kelimesi ise hem mecaz hem gerçek anlamdadır. Bir satış vardır ama somut bir satış değil fakat yine de bir satıştır. Parayla alınamayacak şeylerin yeri geldiğinde para karşılığında bile ucuza satmaktır.”

    * * *

    Yeryüzü denen bu alemde doğar, yürür, koşar, büyürsünüz.

    Her şeyi öğrenirsiniz ama adam satmayı öğrenemezsiniz.

    Hayat insandan birçok şeyi alıp götürdüğü gibi birçok şeyi öğretir. İlkokul arkadaşları, ortaokul arkadaşları, lise kankaları, üniversite arkadaşları, asker arkadaşları, ilk iş yeri arkadaşları şeklinde büyüyen kümede kesişen hayatlarla.

    Dostlarınızla bu yalan dünyada insana dair çok şeyi paylaşırsınız.

    Yeri gelir dertleri paylaşırsınız, yeri gelir seviçleri.

    Bazen aynı tabaktan doyarsınız, bazen aynı sofradan...

    İlk aşk hayatımız ne kadar önemliyse, hayat boyunca yaşadığımız heyecanlı kalp atışlarını acısıyla tatlısıyla paylaştığınız dost ve arkadaşlarınız da ilk aşk kadar önemli ve değerlidir.

    Fakat dostluklar böyle sürüp gitmez.

    Bazı dost bildiklerinizden hiç ummadığımız anda ihanete uğrayabiliyorsunuz.

    Peki ya dost bildikleriniz, neden ihanet eder?!

    Dostlarını arkadaşlarını neden yarı yolda bırakır, neden onları sırtından hançerler?

    Kimi kez onların güç durumundan yaralanmayı neden fırsat bilir?

    Kendi inançlarını kişiliğini oluşturan değerlere bile neden hainlik eder?

    Bir makam için, egosu için, para için, kıskandığı için gibi birçok neden sayabiliriz.

    Bunları dostlarına layık görüp yapanlar sistemin çöplüğünde her zaman yerini almaya mahkûmdurlar ve sonunda yalnız kalırlar. Siz ise devam edersiniz yolunuza.

    İnsansınız UNUTURSUNUZ!

    Kaldığınız yerden devam edersiniz. Ve içinizden fısıldarsınız “Doğduk, büyüdük, hayat her daim ögretiyor, öğreniyoruz. Ama biz dost satmayı öğrenmiyeceğiz” diye..

    Dostça kalınız…