• Dernekler tatilde mi?..

    Siyaset camiası ve yörüngesindeki yöneticilerden, yönetilenlere kadar herkes çaktırmadan tatilde olduğu için, bu dönemde gündem de tatile çekilir. Taraflı birkaç gazetenin, taraflarının ve yönetimlerinin köpüklü, balonlu içi boş birkaç haberinden başka hiçbir gündem olmaz.

    14:34:35 | 2020-11-28

    http://yavuzlarmylife.com

     

    Küçük bir rahatsızlık nedeni ile yazılarıma ara verip biraz dinlenmek istedim, ayrıca tatil sebebi ile yazlıklarda ve tatil yörelerinde olduğumuzdan gündem ile ilgilenmeyiz.

    Siyaset camiası ve yörüngesindeki yöneticilerden, yönetilenlere kadar herkes çaktırmadan tatilde olduğu için, bu dönemde gündem de tatile çekilir.

    Taraflı birkaç gazetenin, taraflarının ve yönetimlerinin köpüklü, balonlu içi boş birkaç haberinden başka hiçbir gündem olmaz.

    Ayrıca benimde üye olduğum Ç.Y.D.D yönetimindeki M.D.’nin sosyal medya hesabındaki, dernek organizasyonunu eleştirdiğim için, hasta yatağımda gecenin bir vakti arayıp tehdit, hakaret, küfür arajmanı da benim gündemimi oluşturdu.

    Gündemdeki kadına şiddet facialarını da ekleyince bir kadın insanının başına gelebilecekler, bir uçtan diğer uca kadar olabileceklerin resmedilmiş hali idi.

    Gördüğüm kadarı ile bu tür gündemler sadece kolluk güçlerini ilgilendiriyor, STK’lar ve bireysel kadın dayanışması tatilde!

    Siyasiler konunun ucu kendilerine dokunuyorsa zaten her mevsim tatilde!

    Daha büyük ve önemli gündemlerde bile politik davranan STK’lardan, böyle küçük bir konu ile ilgilenmeleri mucize olurdu zaten.

    * * *

    Sosyal medya hesabımdan başıma gelen bu olayı paylaştığımda birçok dostum geçmiş olsun dilekleri ile ya aradı ya da yazarak yanımda olduklarını, yalnız olmadığımı hatırlattılar. Hepsine minnettarım, iyi ki varlar.

    Ama ilginç olan Kadın Haklarını Koruma Derneği Başkanı HABİBE GÜRER’in o gece arayarak, önce dernek adına aradığını ve bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sorması beni şaşırttı. Bir o kadar da onurlandırdı ve ümidimi besledi.

    Bir tarafta okuttuğu öğrenciyi erzak yardımı ile ifşa edip, bunu eleştirdi diye de bir kadını arayıp hakaret, küfür ve tehdit eden bir yönetici, diğer tarafta “Dernek tüzüğüme göre mağduresin, bir şeye ihtiyacın var mı?” diye arayan diğer yönetici var.

    Öbür tarafta da sosyal medya hesabımda ekli olup, durumu gören ve hiçbir şey yapmayan Kadın Dernek Yöneticileri, Parti Kadın Kolları Başkanlıkları ve Kent Konseyi var.

    Hatta biraz da kişiselleştirelim, bireysel olarak kadınlardan arayan, destek olmak istediğini söyleyen olmadı. Bir kadın şiddet görürken, diğer kadınların seyirci kalmasının acı ama gerçek tablosunu gördüm.

    Zira; kendi yönetiminde koca cinayetine kurban giden yönetim kurulu üyesi için bile hiç ses çıkaramayan Muhalefet Partisi ve Parti Kadın Kolları yönetiminden bu konuda tabii ki hiçbir şey beklenemez.

    İktidar Partisinin kadına bakış açısını bilmekte ve onlardan bir şey beklememekteyim.

    Kent Konseyi’ni de işin içine kattığımda, başıma gelen talihsiz olayda, hangi STK’ların neden sessiz kaldığını ve aynı zihniyette olup tatil havasında olduklarının nedenini gördüm, bir kez daha tecrübe ettim.

    Yani: Benzer kuşlar birlikte uçar...

    * * *

    Diğer dernekler tatillerini yapadursun isteyen sosyal medyadan bile takibini yapıp, sosyal sorumluluğunu yerine getirebiliyor.

    Sorumluluklarını yerine getiren diğer STK’ları da kutlarım.

    Ben buna aldığınız görev bilinci ile konuya odaklanma diyorum.

    Bu şekilde HABİBE GÜRER de olduğu gibi başarıya ulaşabiliyorsunuz.

    * * *

    25 Kasım 2020 tarihinde Kadına Şiddete Müdahale ve Dünya Dayanışma günü imiş. Sosyal medya hesaplarından bu günü duygusal müzik eşliğinde, dramatik videolar ile paylaşıp, sayfalarına dramatik yazılar ve puntolar atan kadınlardan öğrendim.

    Hangi kadın şiddete karşıymış sosyal medya paylaşımları kullanarak cebir ve hile ile kendini gösterdi. Çünkü bu paylaşımları yapan hiçbir kadını bu gibi konuların platformunda, fiziksel olarak mücadelesini, desteğini, dayanışmasını göremiyorum. Sadece özel günlerde eline pankart alıp, sokağa çıkıp kendini savaşçı ilan ediyor.

    Ya sonra…?

    * * *

    Bak sevgili kadın arkadaşım…

    Bu gibi günlerde sosyal medya hesabından bireysel ve kuruluşunun reklâmı olarak paylaştığın hiçbir saçmalık beni; yani toplumu ikna etmiyor, ilgilendirmiyor.

    Sen ve kuruluşun arkasına kadının sivil gücünü almadığı sürece, Belediyelerin desteğine muhtaç kalmaya mahkûmsun. Derneğinin ve kendinin de içinde bulunmuş olduğu başarısızlığın sebebi bu.

    Bu bile bir şeydir deyip, arkasında duramadığın bir eylemin reklâmını yapıp kendini rezil etme.

    Sen önce sorunun ete kemiğe bürünmüş halini müdahale et, elini o taşın altına koy, mağdur olan kişiye “ben buradayım” de, şiddeti uygulayan kişinin de karşısına dikil, hesap sor. Toplum; yani ben, yani; kendin zaten senin reklâmını yapar.

    Her biriniz HABİBE GÜRER’in görev bilincinde olmadığınız müddetçe kendinizi güldürmekten, patates, soğan reklâmı yaparak bulunduğunuz STK’yı rezil etmekten ve ettirmekten öteye geçemeyeceksiniz.

    SEVGİYLE KALIN DOSTLAR…