• CHP’li Bülbül, JES’leri Meclis’e taşıdı…

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül verdiği soru önergesi ile Aydın’da hayatı olumsuz etkileyen, havayı zehirleyen ve çevreye büyük zarar veren JES’leri Meclis’e taşıdı.

    23:12:48 | 2018-08-26

    CHP’li Bülbül TBMM Başkanlığı’na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından cevaplanması istemiyle sunduğu önergesi şöyle:

    “Jeotermal Enerji Santralleri’nin (JES) kimyasal kirlilik, termal kirlilik, deprem yapma etkisi gibi zararlarının olduğu bilinmektedir. Ayrıca hava, yüzey suları ve yeraltı suları jeotermal sıvıdaki kimyasalla kirlenmektedir. Bu nedenle JES’lerin ekonomik faydasından önce, ortaya çıkan kimyasalların insan hayatı, hayvanlar, tarımsal ürünler ve ekosistem üzerindeki etkileri özellikle dikkate alınmalıdır. Ancak şimdiye kadar herhangi bir JES ile ilgili böyle bir çalışma yapılmadığı aşikârdır. Çünkü bu gibi projelerde insan sağlığı ve ekosistemin olumsuz değişimleri neredeyse hiç göz önünde bulundurulmamaktadır.

    686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun 2007’de yürürlüğe girmesiyle Aydın ilinde JES kurulmaya başlanmış olup sayıları da her geçen gün artmaktadır. Türkiye’deki toplam JES’lerin yüzde 58’i Aydın’dadır. Hükümet tarafından sadece yararlarından bahsedilerek inşa edilen, çalıştırılan JES’lerin Aydın’ı gün geçtikçe zehirlediği ortadadır.

    Aydın ilindeki JES’ler nedeniyle bölge halkı, hava ve su olumsuz etkilenmektedir. Kanser nedeniyle ölüm oranı artmış, havadaki kükürt oranı yükselmiş, tarımsal ürünlerde sorunlar oluşmaya başlamıştır.

    Atık sular küçük kanallar vasıtasıyla Menderes’e dökülmekte, Menderes suyu ise bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılmaktadır. JES’ler nedeniyle ortaya çıkan kimyasallar yeraltı sularına karışmaktadır.

    Suların kirlenmesi Aydın ili için başlı başına büyük bir sorundur. Bu durum, Aydın’ın en önemli geçim kaynaklarından başta incir ve zeytin olmak üzere tüm tarımsal ürünlere zarar vermektedir. Kısaca suyun kirlenmesi demek Aydın’ın kirlenmesi, Türkiye’nin kirlenmesi demektir.

    Adnan Menderes Üniversitesi’nin konu hakkındaki bir yayımında “Aydın İli ve civarındaki kuyu sondajları, tesis kurulumu, yeni yollar, tarlalardan ve bahçelerden geçen boru hatları, kuyu başı ünitelerinden ve soğutma kulelerinden göklere doğru yükselen buharlar gibi jeotermal merkezli tüm faaliyetler, çevrenin korunması yönündeki hassasiyetin ve tedirginliklerin artmasına yol açmaktadır” tespiti de durumu net şekilde ortaya koymaktadır.

    Tüm bu tespitlerin yanında bir de acele kamulaştırma ile yeni JES’ler yapılması planlanmaktadır. Burada hangi kamu yararının düşünüldüğü büyük bir soru işaretidir.

    Bu kapsamda;

    1- Aydın ilinde işletilmekte olan Jeotermal Elektrik Santrallerinin (JES) ekosisteme ve insan sağlığına etkilerine dair belirli periyodlarda incelemeler yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa bu raporlamaların sonuçları nedir?

    2- 2010-2016 yılları arasında Aydın ilinde kansere bağlı ölümlerin yüzde 18 arttığı belirtilmektedir. 2007-2018 yılları arasında, yıllara göre ve Aydın ilinin ilçelerine göre, kansere bağlı ölümlerin oranı nedir?

    3- Yapılan JES’lerin ardından Aydın ilindeki hidrojen sülfür gazı oranının arttığı bilinmektedir. 2007-2018 yılları arasında yıllara göre hidrojen sülfür gazı oranları nedir?

    4- Aydın’da özellikle JES’lerin olduğu ilçelerde çiğ yumurta kokusuna benzer bir koku vardır? Bu kokunun kaynağı nedir? Ne zaman son bulacaktır?

    5- Aydın ilinde yapılması planlanan kaç JES daha vardır? Jeotermal araştırma ve uygulamalarında gerekli olan jeolojik, jeofizik ve kimyasal bilgiler toplanmış mıdır? Toplanılmış ise bilgiler ışığında yapılan değerlendirme ne olmuştur?

    6- Yapılması planlanan JES’ler için, yaşam alanlarına müdahale edilecek olan bölge halkının da onayı alınmış mıdır? Bölge halkı ile bilgilendirme toplantısı yapılmış mıdır?

    7- Dokuz Eylül Üniversitesi JES’lerin Aydın’ın toprağına ve ürününe zarar verdiğini tespit etmiştir. Bu tespitin ardından hangi önlemler alınmıştır?”