• Bu bir vahşet!.. Artık yeter!..

    Küçücük bir yavru köpeğin ayaklarını, kuyruğunu kesenler insan olamaz…

    17:47:05 | 2018-06-16

    Ülkemizde hayvanlara uygulanan şiddet akılalmaz boyutlara ulaşmaya başladı... 

    Sakarya’nın Sapanca ilçesinde, ormanlık alana köpekleri beslemeye gidenler, bacakları ve kuyruğu kesilmiş yavru köpeği görünce şok yaşadı. Veterinere götürülen köpek ilk tedavisinin ardından İstanbul Ataşehir’deki havyan hastanesine gönderildi. Burada tedavisine başlanan yavru köpek operasyonu kaldıramadı ve hayatını kaybetti.

    Yavru köpek, Ataşehir'de bulunan havyan hastanesine getirilmişti. Hastane yetkilileri sosyal medyada yaptıkları paylaşımda, "Gerçekten çok üzgünüz. Elimizden gelen her şeyi yaptığımız belirtmek isteriz. Maalesef talihsiz yavrumuzun o minik vücudu operasyonu kaldıramadı. Kendisini kaybettik" dedi..

    İşte bu olayı yansıtan haber Türkiye’yi ayağa kaldırdı, vicdanları sızlattı.

    Küçücük bir yavru köpeğin ayaklarını, kuyruğunu kesenler insan olamaz.

    * * *

    YÜREĞİNİZDE ONUN ACISINI HİSSETTİNİZ Mİ?

    Evet... Hissetiniz beyniniz uyuştu, eliniz ayağınız boşaldı.

    O yavrunun minik meleğin, bakışında çaresiz kayboldunuz.

    Gözlerinizden yaşlar boşaldı.

    Gece boyunca uyuyamadınız.

    Minik meleğin çaresiz ve yardım bekleyen bakışı gitmedi gözlerinizin önünden.

    Keşke görmeseydim dediğiniz, keşke duymasaydım dediğiniz bir vahşet bu...

    İNSANLIK bu kadar vahşileşir mi dediğiniz?

    Bu bir vahşet..

    ARTIK BU KADAR YETER...

    Bu dünyada ağzı dili olmayan ALLAH'ın sesiz kullarına yapılan vahşeti keşke duymasaydım, keşke görmeseydim diyemeyiz.. Duyarsız kalamazsınız..

    Evet vahşi yaratıklar, insan görünümlü şeytanlar aramızda.

    Bu kaçıncı vahşet..

    Elleriniz titremedi mi vicdanınız nasıl müsade etti diyeceğim ama siz insan değilsiniz.. Siz bir şeytan yaratıksınız. O kara gözlü o masum yavruya nasıl kıydınız?

    O şimdi bir melek oldu.

    Gökkuşağının bir parçası oldu.

    Dilerim gözlerindeki masumiyetin aydınlığı bir gün bu karanlık dünyaya ışık olur.

    Ya ona bu vahşeti yaşatan yaratık, sen Allah’ın gazabına uğrayıp CEHENNEMDE YANACAKSIN.

    Ya biz içimizde bitip tükenmeyen hayvan sevgisi taşıyan doslarım ya biz..

    Bir şeyler yapmalıyız..

    Hemen hemen her insanın küçükken beslediği bir kuşu, bir balığı, bir kedisi mutlaka olmuştur. Hiç hayvan beslememiş olsanız dahi, besleyenlerin mutluluğuna ortak olmuşsunuzdur.

    Çocuklara küçük yaşta itibaren hayvan sevgisini aşılamak her anne ve babanın görevi olmalıdır.

    Her çocuk hiç değilse sokak hayvanlarına bir tas su vermenin mutluğunu mutlaka yaşamalıdır.

    Unutmamak gerekir ki hayvanlar insanları karşılıksız seven canlılardır.

    Birini sevip onu korumak istediğimizde bu bizi güçlü kılar.

    Sevmek ve sevilmeyi karşılıklı olarak en kolay öğreneceğimiz canlılar hayvanlardır.

    Çünkü onlar bu dünyaya sevgi dağıtmak için gelmişlerdir.

    Sırf başını okşadınız diye size yol boyu eşlik eden bir köpeğe mutlaka rastlamışsınızdır.

    Bu örneği çoğaltabiliriz. Ama sonuç devişme, hayvanlar birer sevgi tomurcuğudur. Onlarla birlikte daha verici olmayı, affetmeyi sadece ihtiyacımız olanı almayı ve geri kalanı paylaşabilmeyi öğreniriz. Onlarla dost oldukça daha güzel, daha rengarenk bir dünya inşaa ederiz.

    İslamiyette hayvanlara eziyet çok büyük günahtır.

    Bunun yapılması kesinlikle yasaktır. Net bir dille bu anlatılmıştır.

    Hayvanların sesiz kullar oldukları ve zamanı geldiğinde konuşacakları söylenmektedir. Aynı zamanda merhamet etmeyen insanların merhameti hak etmediğide belirtilir.

    Hayvanlara iyi davranmanın, cennete girmeye sebep olacağını bildiren Peygamberimiz sahabîlere şu olayı nakleder:

    “Yolda gitmekte olan birisinin susuzluğu artar. Hemen bir kuyuya inip suyundan içer. Kuyudan çıkınca susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaşır. Adam kendi kendine: 'bu hayvan da benim gibi susamış' deyip kuyuya tekrar iner. Ayakkabısına su doldurur ve ağzıyla tutarak yukarıya çıkar, köpeği sular. İşte Allah bu kulunu övmüş ve günahlarını bağışlamıştır.”

    Bunun üzerine sahabîler:

    “Hayvanları sulamakla bize de sevap var mıdır?” diye sordular.

    Resulullah (s.a.v.):

    “Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır” buyurmuştur. (Tecrit, c. vii, s. 223) 

    Yüreğimizdeki bitmek tükenmek bilmeyen sevgi ve merhametin bu dünyayı ele geçirceğini eminim.