• Bir insanlık dramı…

    OKUYACAĞINIZ BU HABER 21. YÜZYILDA ELEKTRİKSİZ-SUSUZ YAŞAMA ŞÜKREDEN BİR AİLENİN DRAMINI ANLATIYOR. İŞTE, 19 YILDIR ELEKTRİKSİZ-SUSUZ YAŞAMA MAHKUM OLAN YILDIRIM AİLESİ’NİN ACI AMA GERÇEK HİKAYESİ…

    20:32:11 | 2017-12-07

    BU HABER İZİNSİZ KULLANILAMAZ..

    AYDIN - Söke İlçesine bağlı bir mahallede hem de 21. yüzyılda, elektriksiz ve susuz 19 yıldır yatalak babası ile birlikte hayat savaşı veren kadının yaşamı, görenleri şok ediyor. Yıllardır elektrik olmadığı için buzdolabının da olmadığı evde, sadece geceleri akü ile aydınlatma yapılabiliyor. Çamaşırları ise biriktirilen yağmur sularıyla yıkanıyor… Tüm bu zor yaşamın en güzel yanı ise, yatalak baba ile Ayşe teyzenin bu duruma isyan değil, şükrediyor olmaları…

    İNSANLIK DRAMI-TEKNOLOJİ AYIBI

    Söke İlçesine bağlı Serçin Köyü-Kışla mahallesinde bir insanlık dramı ile birlikte teknoloji ayıbı da yaşanıyor. 21. yüzyılda, elektriksiz ve susuz bir evde, 88 yaşında bir yatalak baba (Ali Yıldırım) ve onun 19 yıldır bakımını üstlenen fedakâr kızı Ayşe Yıldırım babası ile birlikte verdikleri hayat mücadelesi görenleri şok ediyor.

    3 erkek bir kız toplam 4 kardeş bir ailenin ferdi olan ve beyin kanaması sonucu felç olup yatağa mahkûm düşen baba Ali Yıldırım ve kızı Ayşe Yıldırım yılın 4 ayını Söke’deki evlerinde geçirirken geri kalan 8 ayı ise elektrik ve suyu olmayan Serçin Kışla köyünde tamamlıyor. Kış aylarında Söke merkezde ikamet eden baba-kız, doktorların tavsiyesi üzerine Şubat-Mart aylarında, Serçin Köyü’nün Kışla Mahallesi’ne göç ediyor ve şifalı dağ havasında yaşam sürdürmeye çalışıyorlar.

    21. YÜZYILDA ELEKTRİKSİZ-SUSUZ

    BİR YAŞAMA “ŞÜKÜR” DİYEBİLMEK..

    Teknolojinin jet hızı olduğu bir ülkede adeta, bir insanlık dramı ile birlikte yaşanan bu teknoloji ayıbının ortadan kalkmasına itiraz bile etmeyen mütevazi bir aile yaşamı var. Baba kızın, yıllardır yaşadıkları mahallede elektrik yok, buzdolabı ve çamaşır makinesi de yok. Evde, sadece geceleri akü ile aydınlatma yapılabiliyor. Akü ile çalışan let ışıkla ve gaz lambasıyla aydınlatma sorunun çözen aile, içme suyunu kilometrelerce uzakta bulunan Söke ilçesinden plastik bidonlarla getiriyor. Çamaşırlar ise eski birkaç kuyudan getirilen ya da biriktirilen yağmur sularıyla yıkanıyor.

    YETKİLİLERİN DUYARSIZLIĞI

    Öte yandan, Ayşe teyzenin kızı 5 yıl önce, su ve elektrik bağlanması için yetkili mercilere başvurmuş ama yetkililer bu başvuruya cevap vermediği gibi ne su gelmiş ne de hala elektrik bağlanmış.. Yıllardır yaşadığı bu sıkıntılar nedeniyle şeker, tansiyon ve kalp hastası olan Ayşe teyze de enfeksiyona yakalandığı için vücudunda yaralar oluşmuş, ayrıca tanısı konamayan bir hastalığı nedeniyle Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma Hastanesinde Tedavi altına alınmış.

    Yıllardır yaşadığı zorluklara, içinde bulunduğu sıkıntılara ve sağlık sorunlarına rağmen Ayşe Teyze hasta yatağında şunları söylüyor:

    “Elektrik ve suyumuz yok ama başımızı sokacak bir evimiz var. Babamı seviyorum. Ben onu hiç kimseye emanet edemem. O bana çocukluğumda nasıl baktıysa, şimdi de ben ona bakmaya çalışıyorum.. Ne diyeyim bizi elektrik-suya kavuşturamayan yetkililer utansın..”

    Yaşanılan tüm olumsuzluklara rağmen bu zor yaşamın en güzel yanı ise, yatalak baba ile Ayşe Teyzenin bu duruma isyan değil, şükrediyor olmaları…