• Aydın siyasetinde kadının adı…

    Aydın gibi geçmişte milli mücadele döneminde Kuvay-i milliye zaferlerinde yer almış kadınlarımız analarımız bacılarımız bu kadar tarih yazmışken Türkiye siyasi hayatında ilk kadın muhtarımız varken, şimdi ki siyasi durum ne?

    21:47:18 | 2018-03-08

    Dünyada ilk olarak kadın mücadelesi veren Maria Olympe de Gouges, 1789’da Fransız Ulusal Meclisi’nde okunan ve günümüzdeki İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin esin kaynaklarından biri olan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne karşı, bu metinde geçen “insan” (homme) sözcüğünün yalnızca erkeği kastetmesi nedeniyle 1791 yılında Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni yayımlar.

    Bu insanlık tarihindeki ilk kadın hakları bildirgesidir.

    Fransız Devrimi’nin bilhassa kadınlara yönelik duyarsızlığına karşı devrimin en önemli ismi olan Maximilien Robespierre’e yönelik eleştiriler kaleme alan de Gouges, yazılarındaki üslubunu her geçen gün daha da sertleştirir.

    Devrim sonrasında yaşanan terör ve kaos döneminden kurtulmak için bölünmez bir cumhuriyet, federal bir hükümet ya da anayasal monarşi arasında bir seçim yapılması için halk oylamasına gidilmesini önerdiği bir yazısı nedeniyle 1793 yılının Temmuz ayında tutuklanır.

    Tutukluluk sürecinde kendisine avukat tutma hakkı verilmediği için kendi savunmasını kendisi yapan de Gouges, 3 Kasım 1793’te giyotinle idam edilir.

    ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikası çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş saatleri ve buna karşın çok düşük ücretler için isyan ederler. Fabrika içinde şüpheli bir yangın başlar.

    129 kadın, yangında hayatını kaybetti...

    Takvimler 8 Mart 1857’yi gösteriyordu.

    İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katılır.

    Bu acı olaydan sonra dünyada 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlanmaya başlar.

    Gelelim Aydın'a...

    Aydın’ın kuruluşunda büyük rolü olan Yörük Ali Efe’yi, üç yıldır dağlarda gezmekten vazgeçirten Baltaköylü Arşın Teyze’nin “Aydın’da cami minaresinde asılı bulunan mavi bayrak orada dalgalandıktan sonra sen efe olsan ne yazar, olmasan ne yazar” sözleridir.

    Özellikle İmamköylü Çete Ayşe zeybekler arasında cesareti, yamanlığı ve iyi nişancılığıyla ün yapmıştır.

    Emire Ayşe, Ayşe Çavuş (Mehmet Çavuş) ve Çiftlikli Kübra ise zeybek elbisesi giyerek sömürgeciliğe, işgale karşı silaha sarılan kadınlarımızdır.

    Efe Ayşe, Milli Mücadeledeki başarılarından dolayı Gazi Mustafa Kemal Paşanın teklifi ile TBMM tarafından Kırmızı şeritli İstiklal Madalyasına layık görülür.

    Siyasi tarihimizde ise 1933 yılında Türkiye’nin seçilen ilk kadın muhtarı Gül Esin'dir. Aydın Karpuzlu muhtarlığını yaptığı dönemde Atatürk tarafından ödüllendirilmiştir. Muhtar olmasının ardından kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklayan Gül Esin, kız kaçırma olaylarını önlemiş ve nikâh işlerini düzene sokarak da büyük başarı elde etmişti.

    Aydın gibi geçmişte milli mücadele döneminde Kuvay-i milliye zaferlerinde yer almış kadınlarımız analarımız bacılarımız bu kadar tarih yazmışken Türkiye siyasi hayatında ilk kadın muhtarımız varken, şimdi ki siyasi durum ne?

    Hangi partinin il başkanı ya da 17 ilçe başkanınından biri kadın. (HDP eş başkanlık sistemini saymazsak)

    Bir tanesi bile kadın değil.

    Utanın..

    Demokrasi nutukları atarak kadınları ötekileştirerek erkeğin kölesi sayan çoluk çocuk demeden kadına ve çocuğa cinsel istismarın olduğu bu dönemde kadınların siyasi hayatan uzaklaştırarak kadınları geri planda tutan zihniyetle nasıl kadınların karşısına çıkıp oy isteyeceksiniz? Ama 8 Mart’ta Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlarımız, bacılarımız anlarımız bizim her şeyimizdir nutukları atarsınız, sonra herşey unutulur gider bildiğinizi okursunuz...

    Kendi emeği, inancı ve siyasi mücadelesini yapan kadınlarımızda biri de 2009 yılından beri Belediye Başkanlığı yapan Sayın Özlem Çerçioğlu'dur. Neden bu kadar iktidarda, neden insanlar bu kadar seviyor? Kadınlar, çocuklar toplumun bütün katmanları neden kendini seviyor ve destekliyor düşünün.

    Nedeni şu; O bir kadın bir anne bir bacı bir abla, o bir eş..

    Bunları yaparken aynı zamanda siyasetçi.

    Siyaseti yaparken insan din ırk cinsiyet ayırmadan ötekileştirmeden toplumu abla, bacı, kardeş gibi kucaklarsanız vatandaşın içinde çarşı pazar yanlız dolaşırsanız. Vatandaşa dokunursanız, vatandaşın gözlerindeki ışığı özlemi görürseniz işte o zaman sırtınız yere gelmez, o zaman size “topuklu efe” derler “abla” derler “anne” derler.

    Belediye Başkanı, milletvekili olabilirsiniz ancak önemli olan yüreğe dokunmaktır, sizi kendilerinden biri olarak görmelerini sağlamaktır. Oy dediğiniz sonradan gelir.

    Bu vesileyle, hayatımızın bütün aşamalarında bizimle olan kadınlarımızın kendilerini daha iyi ifade edecekleri özgür bir toplumda yaşama dileğiyle 8 Mart Emekçi Kadınlar gününü kutlarım..