• "Aydın’ın geleceğinden endişeliyiz…"

    Germencik Çevre ve Doğa Derneği (GERÇED) Sözcüsü Dr. Metin Aydın, “Aydın’da yaşamaktan, yaşarken maruz kaldığımız uygulamalardan, geleceğimizden endişeliyiz” dedi.

    16:30:55 | 2018-07-01

    Germencik Çevre ve Doğa Derneği (GERÇED) Sözcüsü Dr. Metin Aydın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği” plan hükümlerinin 12.06.2018 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiğini kamuoyuna duyururken, “Bu plan değişikliğinde amaç; ‘Aydın-Muğla-Denizli planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu, 2025 yılı hedef alınarak Aydın, Muğla ve Denizli il sınırları içinde sürdürülebilir ve yaşanabilir bir çevre yaratılması; tarımsal, tarihsel ve turistik değerlerin korunmasını ve Türkiye’nin kalkınma politikaları kapsamında sektörel gelişme hedeflerine uygun olarak belirlenen planlama ilkeleri çerçevesinde; sosyal, ekonomik,kültürel ve mekansal açıdan sağlıklı gelişmeyi ve büyümeyi amaçlamaktadır’ diye deklare edilmiştir” dedi.

    Dr. Metin Aydın, Raporun “Çevre Düzeni Plan Değişikliği Raporu İlkeler Bölümünde”; planlama bölgesinde çevresel değerlerin, orman alanların, mera alanların, flora ve fauna açısından zengin olan sulak alanların, bitkisel üretimde önemli paya sahip tarım topraklarının, üzerinde özel ürünler yetişen tarım alanların, kıyıların, su kaynaklarının, yüzeysel ve yer altı sularının, su toplama havzaları ve rezerv alanlarının, sulama alanlarının, tabiat ve kültür varlıklarının, milli ve tabiat parkları ile tabiat anıtları ve yaban hayatını geliştirme alanlarının, nesli tükenmekte olan hayvanların yaşama ve üreme alanlarının, belirlenen ve belirlenecek olan enerji kaynak alanlarının ilgili yasalar ve yönetmelikler uyarınca korunması kararı alındığına dikkat çekerek, “Çevre Düzeni Plan Değişikliği 31 No.lu Hükmünde Enerji kaynak alanları, 5346 sayılı yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanun çerçevesinde korunacaktır; 33 nolu hükmünde; ‘Jeotermal kaynağın enerjiye dönüşümüne yönelik tesislerin, kaynak sahalarının yakınında yer almasının zorunlu olduğu durumlarda bakanlığın uygun görüşü doğrultusunda işlem yapılacaktır’, diye belirtilmiştir.

    Yine Çevre Düzeni Plan Değişikliği “Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri” Bölümünde; Yenilenebilir Enerji (rüzgar, güneş, jeotermal, hidroelektrik) üretim alanları ve Enerji iletim tesislerinde, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve enerji piyasası düzenleme kurumunca verilecek lisans kapsamında, bakanlığın görüşü alınarak, bu Çevre Düzeni Planında değişikliğe gerek kalmaksızın, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda hazırlanan nazım ve uygulama imar planları, ilgili idarelerce onaylanır ve bu planın veritabanına işlenmek üzere sayısal ortamda bakanlığa gönderilir, kararı vardır” açıklaması yaptı.

    JEORETMAL TEHLİKEYE DİKKAT ÇEKTİ..

    Planda, Aydın topraklarının yüzde 85’inin jeotermal enerji üretim sahası olarak belirlendiğine dikkat çeken Dr. Metin Aydın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Ne yazık ki jeotermal enerji santralleri ve kuyuları kurulurken Aydın Çevre Planına göre koruma altına alınmış olan orman alanlarına, mera alanlarına, flora ve fauna açısından zengin olan sulak alanlarına, bitkisel üretimde önemli paya sahip olan tarım topraklarına, üzerinde özel ürün yetişen tarım alanlarına, sulama alanlarına, milli-tabiat ve kültür varlıkları alanlarına, yaban hayatını geliştirme alanlarına, nesli tükenmekte olan hayvanların yaşam ve üreme alanlarına kurulduğu ve faaliyetleri sırasında yeraltı-yerüstü su kaynaklarını, toprakları, tarımsal ürünleri ve havayı kirlettiği görülmektedir. Jeotermallerin bu zaralı ve kirletici etkileri Aydın’da jeotermal santral uygulamalarına karşı açılmış davalarda görev alan bilirkişilerin ve mahkemelerin kararları ile pek çok üniversitenin Aydın’da jeotermaller ile ilgili yapmış olduğu bilimsel çalışmalarda onaylanmıştır.

    Aydın halkı ve sivil toplum kuruluşları olarak jeotermallerin bu zararlı ve kirletici etkilerine karşı resmi makamların gerekli özeni göstermesini ve tedbirleri almasını, yürürlükte olan kanunları uygulamasını, TBMM’de jeotermal yasasının değişmesini beklerken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 12.06.2018 tarihinde kabul edilen “Aydın-Denizli-Muğla Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikli” Raporunda İlkeler Bölümünde çevreyi koruma kararı olmasına rağmen bu ilkelere uyulmadığı, Aydın’da sürdürülebilir ve yaşanabilir bir çevre yaratılması amacının yok sayıldığı, belirlenen ve belirlenecek olan enerji kaynak alanlarının ilgili Bakanlığın koruması altına alındığı, bu koruma kararlarının Çevre Düzeni Planında değişikliğe gerek olmadan onaylanacağı belirtilmekte, görülmektedir.

    1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği raporuna baktığımızda alınan kararların,raporda deklare edilen amaç ve ilkeler ile çeliştiği,esas amacın sürdürülebilir ve yaşanabilir çevre olmadığı,ne pahasına olursa olsun Enerji Üretim Alanlarının ve Enerji İletim Tesislerinin kamu tarafından koruma kalkanı ve güvencesi içine alınmak istendiği görülmektedir.”

    ETKİLERİ GÖRÜLMEYE BAŞLANDI..

    “Aydın yereline baktığımızda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 12.06.2018 tarihinde kabul edilen Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği raporunun etkileri onay imzasının mürekkebi kurumadan görülmeye başlanmıştır.

    Aydın İli Efeler İlçesi Yılmazköy Mahallesi’nde 1.239.26 m2’lik zeytinlik alan 2015 yılında (H. Çetin, Ş. Yıldız, E. Çetin, H. A. Çetin, K. Çetin, A. Çetin, Ş. Akan) mülk sahiplerinin onayı olmamasına rağmen Ken Kipaş Elektrik Üretim A.Ş. tarafından jeotermal enerji üretim ve enerji iletim alanı amaçlı kullanılmak istenmiş, Aydın Valiliği’nin 2 defa ÇED gerekli değildir kararına rağmen itiraz üzerine mahkeme valiliğin kararını iptal etmiş, yine Aydın Valiliğinin Ken Kipaş Elektrik Üretim A.Ş. adına alanla ilgili Acil Kamulaştırma kararı mülk sahiplerinin itirazı üzerine Danıştay 6. Dairesi tarafınca yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Yılmazköy Mahallesi 1.239.26 m2’lik zeytinlik alan ile ilgili dava Aydın Valiliği’nin Danıştay kararına itirazı üzerine Danıştay İdareler Üst Kurulu’nda karar aşamasında olup hali hazırda neticelenmemiştir.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Aydın-Muğla-Denizli illeri 1/100.000 Ölçekli Çevre Planı Değişikliğinin kabul edilmesinden 15 gün sonra 27.06.2018 tarihinde Aydın Valiliği Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından Yılmazköy Mahallesindeki 1.239.26 m2’lik zeytinlik alan için Ken Kipaş Elektrik Üretim A.Ş adına tekrar acil kamulaştırma kararı aldırılmış ve Aydın Asliye Mahkemesi Hakimliğine ‘Acele kamulaştırma yapılacağından, kamulaştırılacak alanın daimi irtifak hakkı/geçit hakkı değerinin tespiti ve Acele El Konulması karar verilmesi talepli’ dava açılmıştır.

    Germencik Çevre ve Doğa Derneği (GERÇED) olarak Aydın’da yaşamaktan, yaşarken maruz kaldığımız uygulamalardan, geleceğimizden endişeliyiz.

    Ve korkuyoruz. Korkumuz T.C Kanunları’na güvenmemize ve uymamıza, haklarımızı sadece ve sadece bu kanunlar çerçevesinde aramamıza rağmen maruz bırakıldığımız süreçten, yok sayılmamızdan, hele hele kamu tarafından yok sayılmamızdan, kamu tarafından şirketler adına malımıza-mülkümüze- geleceğimize acele el konulması kararlarının talep edilmesinden ve bu kararların yargı süreçleri tamamlanmadan yangından mal kaçırır gibi yürürlüğe konulmasından endişeliyiz.

    Korkuyoruz ve korkumuz her geçen gün daha da büyüyor.”