• Aydın’da kanser hastaları kaderine mi terk edildi?

    “CİHAZ BOZULDU, BAYRAMDAN SONRA GELİN..” 200 bin vatandaşın kanser hastası olduğu öne sürülen 1 milyon nüfuslu Aydın ilinde sadece Atatürk Devlet Hastanesi’nde bulunan Radyoterapi cihazı arıza yapınca tedavi gören kanser hastaları ve yakınları şaşkına döndü.

    22:05:48 | 2018-08-16

    Bu gün tedavi için Atatürk devlet Hastanesi’ne giden ve radyoterapi tedavisi alan hastalar yetkililerin verdiği “cihaz bozuldu, bayramdan sonra sizi arayacağız” cevabı karşısında şaşkına döndü.

    Aydın’da kurulan jeotermal santrallerin ve açılan jeotermal kuyuların günden güne kanser hastalığına yol açıldığı iddia edilirken, jeotermal santral furyası ile Aydın’da kanser oranının Türkiye ortalamasının 2,5 katı arttığı görülüyor.

    Bu konunun sorumluluk sahibi olan yetkililerin umurunda bile olmadığı gözlemlenirken “Aydın’ı Tarımın Başkenti yapacağız” diyen İktidar Partisi’nin Milletvekilleri “Aydın’ın Kanserin başkenti” haline geldiğinin farkında bile değiller.

    Son 15 gün içinde gazetemize ulaşan şikayetler sonucu ADÜ Hastanesi’nde MR Cihazı’nın bozuk olduğu öğrenilirken bu gün de Aydın ilinin tek kanser tedavisinde kullanılan Atatürk Devlet Hastanesi’nin radyoterapi cihazının boZulduğu ortaya çıktı.

    ADÜ Rektörü, Sağlık Müdürü, Aydın Valisi ve İktidar Partisi’nin milletvekillerine duyurulur.

    HABER MERKEZİ

    RADYOTERAPİ NEDİR?

    Radyoterapi (ışın tedavisi) iyonize radyasyonun kullanılarak kanser hastalığının tedavi edilmesi anlamına gelir. Radyoterapi ile verilen yüksek dozdaki radyasyon, kanserli hücreleri öldürebilir ve bölünüp çoğalmalarını engelleyebilir. Radyoterapi, normal hücrelere göre çok daha hızlı büyüyüp, çoğalan kanser hücreleri üzerinde oldukça etkilidir.

    Kanser tedavisinde % 60 oranında yeri bulunan radyoterapide  günümüzde hedefe yönelik tedavi yaklaşımı uygulanmaktadır. Radyoterapi sırasında tümörlü alan belirlenerek, ışınlar daha yüksek dozda ve yalnızca kanserli hücreye gönderilir. Radyoterapi bölgesel bir tedavi olduğu için günlük 15-20 dakikalık seanslar sonrası hasta rutin hayatına devam edebilir.

    Radyoterapiile sadece hastanın etkin bir şekilde tedavi edilmesi değil aynı zamanda tedavi sonrası kaliteli bir yaşam sürmesi de hedeflenmektedir. Bu nedenle radyoterapi uygulamalarında geçmişte kanserli dokuyu tamamen yok etmek için çok geniş bir alanı kapsayan ışınlama tekniklerinin yerini artık tümörün çevresinin tamamen saran ve yalnızca kanserli bölgeyi hedef alan tedaviler almıştır. Böylece sağlıklı dokular daha çok korunabilmekte, çok yüksek ışın kullanılabildiği için de tümör daha yüksek oranda kontrol altına alınabilmektedir. Normal dokuyu tamamen radyasyondan korumak gibi bir durum söz konusu olmasa da dokuların tolerans dozlarını aşmayacak şekilde bir ışınlama ile konfor sağlanmaktadır.