• Aydem’e Benden Selâm Olsun...

    Ağzımın baklasız haliyle Aydem’in en tepesindekilere selâm yolluyorum. Bilirsiniz “selâm” Tanrı kelâmıdır, üstünüzde kalakalır. Bilenler selâmımı tez çabuk gerekli yerlere ulaştırsın.

    02:43:18 | 2018-10-02

    Yazlık evlerin okulların açılmasıyla topluca terk edildiğini bilirsiniz. Emekliliğim nedeniyle ben bu süreyi uzattım.

    Zaten site sokakları kedi köpeğe bir de bana kalmıştı.  “Köpek” dedim de, bakın aklıma ne geldi.  Yaz başında çocuklarınızın hoşça vakit geçirmesi için yazlığa getirip, sonra da acımasızca bırakıp gittiğiniz o masum köpekler terk edildiklerini bile bile  “insanlık sizde, köpeklik bizde kalsın” diyerek, sizlere selâm yolladılar.           

    Neme lâzım “selâm” Tanrı kelâmıdır, üstümde kalması züldür.

    Yazlık evlerden ha denildiğinde ayrılamıyor, su, elektrik vanaları, güneş enerjisini son kez kontrol ediyorum. Kardeşim aynı zamanda komşum. Aynı şeyleri onun evinde de yapıyorum.

    Aa, o da ne?

    Elektrik panosunda yapıştırılmış bir kâğıt:

    “Elektriğiniz ödenmemiş borçtan dolayı kesilmiştir, ödeme yapılmadan açılması durumunda …”

    Hâlbuki bir ay önce gelen faturayı ve bedelini bildirmiştim ve kardeşimin “internetten ödedim” dediğini anımsıyorum. İnternetten yapılan bazı ödemelerin geri iade edildiğini bildiğimden, gerekli uyarıyı tekrarladım. Kardeşim, paranın geri iade edilmediğini, ödemenin gerçekleşmiş olduğunu söyleyince gel de “şeytan bunun neresinde ?” deme!

    Çaresi yok, Aydem’e gidilecek.  Birader de öyle yaptı. Telefonda söyledikleri: “Abi, geçen sene dokuzuncu aydan ödenmeyen kuruşlu bir borç kalmış, bir yıllık biriken faizleriyle birlikte 1.80 kuruş ödeme yaptım. Gelecek faturaya açma kapama ücreti olarak 23.80 kuruş ceza ödeyecekmişim..”

    Bildik söylencedir, Hoca, çok küfür eden müridin dilinin altına bakla koyar. Müridin dili baklaya değdikçe, mürit (öğrenci) küfür etmiş gibi rahatlarmış. Bir kadının yaptığı bir davranış hocayı çileden çıkarınca, Hoca, öğrencisine:  “Evlat, çıkar ağzındaki baklayı” der.  Bunun öz Türkçesi,  “evlat doya doya, üstelik bağırarak küfür etmenin tam zamanıdır” demektir.

    Tam da ağzımdaki baklayı çıkarmışken,  iki delikanlı geldi, elektriği açtılar, giderlerken yakaladım genç olanını.  Bu zavallı gençler öylesine çok hakaret edilmeye alışmışlar ki, biri benimle muhatap bile olmadı, ama daha genç olanı “Amca biz emir kuluyuz, ekmek parası işte” diyebildi.

    Kardeşimin, “gecikmeli olan parayı ödedim” dediği an ile, elektriğin açılma süresi arasındaki zaman aralığı 17 dakika.

    Demek ki, sistemleri çok iyi çalışıyor.

    Bre vicdansızlar !!!

    Bir yıldan beri bu eve en az 7-8 fatura yazmaya geldiniz ve kardeşim bir o kadar şubelerinize gelerek borç ödemesi yaptı.

    Bir yıllık biriken faizleriyle birlikte 1.80 kuruşluk borç demek ki bundan daha azmış.

    Madem sisteminiz böylesine hassas çalışıyor da, bu borcu geçmiş faturalara neden yansıtıp, tahsil etmediniz ve tam onbir ay beklettiniz?

    Bre densizler!!! 

    Hiç olmazsa açma kapama paralarından kazandığınız o haram parayla çoluk çocuğunuza ekmek götürmeyin. Bu ekmeği normal insan midesi hazmetmez. Varın ötesini siz düşünün.

    Bu sözlerin hiç biri bana yakışmadı, bunu biliyorum. Dilimin altındaki baklayı çıkardınız, elden ne gelir?

    Ağzımın baklasız haliyle Aydem’in en tepesindekilere selâm yolluyorum.  Bilirsiniz  “selâm” Tanrı kelâmıdır, üstünüzde kalakalır.

    Bilenler selâmımı tez çabuk gerekli yerlere ulaştırsın.