• Aksoy İnşaat’tan kamuoyuna açıklama…

    Aksoy İnşaat Tic. Ltd. Şti. Vekili Avukat Kadri Dülger kamuoyunu bilgilendirme adına yaptığı açıklamada, düzenlenen algı operasyonları ile Aksoy İnşaat’ın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ve bu yolla şirketten şantaj yoluyla para sızdırmanın amaçlandığını kaydetti.

    19:37:11 | 2017-06-02

    Aydın'ın Didim İlçesi ve Türkiye'de pek çok başarılı müteahhitlik hizmetlerine imza atan AKSOY İnşaat,  bir yandan son dönemlerde şirketlerine karşı Didim'de “Şantaj Çetesi” olarak bilinen belli kişi ve odaklara karşı hukuki süreç başlatırken diğer yandan da gerçekleri kamuoyuna açıkladı.

    Aksoy İnşaat Tic. Ltd. Şti. Vekili Avukat Kadri Dülger kamuoyunu bilgilendirme adına yaptığı açıklamada, düzenlenen algı operasyonları ile Aksoy İnşaat’ın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ve bu yolla şirketten şantaj yoluyla para sızdırmanın amaçlandığını kaydetti. Asılsız iddiaların kaynağının Mustafa Çulha isimli emlâkçı olduğunu belirten Aksoy İnşaat Vekili Avukat Kadri Dülger iftiralara hiçbir zaman sessiz kalmayacaklarını, bu karalama kampanyasını başlatanların yakasını da hukuki süreç içinde bırakmayacaklarını ifade etti.

    Av. Kadri Dülger, Aksoy Müş. İnş. Ltd. Şti’ni ve şirketçe Didim-Akbük’de gerçekleştirilen Aksoy Konakları adlı projeyi hedef alan sıralı, maksatlı yayınlar yapıldığını belirterek tamamen yanlış ve uydurma bilgilere dayalı iddiaların ortaya atıldığını ifade ederek kamuoyunu doğru bilgi ve belgelerle bilgilendirdi.

    AKSOY İnşaat Vekili Avukat Kadri Dülger kamuoyu gündeminde tartışma konusu olan asılsız iddialara şöyle açıklık getirdi:

    “Müvekkilim şirket sahibi ve hissedarları, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’a ya da başkaca hiçbir siyasi kişi ya da kuruma, hiçbir zaman sponsor olmamıştır.

    Mehmet Erçin Sandalcı, müvekkilimin inşaata başladığı dönemde Akbük Belediye Başkanı olması sebebiyle, Belediyece tanzim edilen tüm ruhsatlarda olduğu gibi müvekilin inşaatının yapı ruhsatında da onaya yetkilidir.

    Müvekkilim şirketin sahibi Adem Aksoy, yıllardır Didim’de, özellikle de Akbük’de faaliyet gösteren tanınmış, saygın, hak ve hukuk ekseninde iş yapan, bir iş adamıdır. Bu güne kadar ticari faaliyetlerinde, ‘kaz gelecek yerden tavuğu esirgemez’ şeklinde yorumlanacak hiçbir davranışı olmamıştır. Bilindiği üzere bu söz, toplumumuzda, özellikle de ticaret hayatında, gerçek anlamından farklı olarak yasal olmayan menfaat temin etmek için yasal olmayan harcamalar yapmak şeklinde algılanmaktadır.

    Öznur Demirci adlı şahıs, Akbük Belediyesi’nde hiçbir zaman İmar Müdürü olarak çalışmamıştır. Zira, kapatılan Akbük Belediye’sinde İmar Müdürlüğü kadrosu yoktur. Öznur Demirci’nin eşi Mimar Taner Gündoğdu, müvekkil şirketin 2010 yılından itibaren ürettiği tüm projelerinin mimarıdır. Öznur Demirci ile Taner Gündoğdu 2014 yılında evlenmişlerdir. Kişilerin özel hayatlarının, yanlış bilgilere dayalı haberlerle dile getirilmesi etik ve hukuki değildir.

    İnşaat Mühendisi Şahin Doğru, müvekkilin yaptığı hiçbir inşaatta şantiye şefi sıfatıyla görev yapmamıştır. Müvekkilin inşaatında şantiye şefi Mehmet Akif Demirel adlı kişidir.

    Resmi bir kurum olan Didim Belediyesi’nde sahte bir projenin bulunması, bu projeyi Aydın ilinin imar konusundaki en üst mercii olan bu kuruma sunması mantıklı ve tutarlı bir iddia değildir. Projenin arsa sahiplerine tanıtılmasına Öznur Demirci’nin bizzat hazır bulunduğu iddiası tamamen asılsızdır.

    Aksoy Konakları projesinde, imar mevzuatına ve projesine aykırı hiçbir imalat yoktur. İnşaatın projelerinde makyajlama ya da başka ad altında bir değişiklik yapılmamıştır. Projelerde, Aksoy İnş. Ltd. Şti’nin, tamamen yasal olan iş ve işlemleri sebebiyle hiçbir kişi ya da kuruma, kanunla belirlenen harç v.s. dışında bir ödeme yaptığı söz konusu değildir.

    Mustafa Çulha adlı kişi arsa sahibi değildir. Projenin inşa edildiği arazinin hissedarlarının vekili olarak, kat karşılığı inşaat sözleşmesine imza atan kişidir. Bu şahısla, müvekkil şirket arasında hiçbir hukuki ve fiili bağlantı yoktur.

    Mustafa Çulha, kardeşi Mesut Çulha ve eşi Serap Çulha tarafından müvekkil şirkete karşı Didim 1. Asliye Hukuk Mahkeme’sinde sözleşmenin iptali için dava açıldığı doğrudur. Açılan davada Mustafa Çulha, hissedarların vekili olarak yer almaktadır. Ancak gerek usul ve gerekse esas yönünden yaptığımız itirazlar üzerine, mahkeme dava açılırken tesis ettiği ihtiyati tedbir kararını kaldırmıştır. Bunun yanında çok sayıda hissedarın Mustafa Çulha’yı vekillikten azlettiğine dair belgeler dosyaya sunulmuştur.

    Yine Mustafa Çulha’nın, hissedarlardan Nuran Duman’ın dairesini vekâleten üçüncü kişiye sattığı, o kişiden de eşi Serap Çulha adına devraldığı, ardından tapu kaydına ipotek koyduğu ve ardından da Serap Çulha’nın daireyi bir başka kişiye sattığı iddialarıyla müvekkilimin Didim 1. Asliye Hukuk Mahkeme’sinde açtığı dava da halen devam etmektedir.

    Mustafa Çulha’nın arsa sahiplerinin vekâletnamesiyle, sitenin kat irtifakını kurarken restaurant bölümünü, tüm hissedarlar adına tescil ettirmesi gerekirken, sadece Eşi Serap Çulha adına tescil ettirmiştir. Bu konuda da hissedarların Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak ayrıca dava açacakları öğrenilmiştir.

    Müvekkil şirketin hukuka aykırı hiçbir iş ve işlemi yoktur.

    Aksoy Konakları projesi yörenin en kaliteli ve nizami yapıları olarak inşa edilmiştir. Kamuoyunda ortaya atılan iddialar dedikodu mahiyetinde olup hiçbir gerçek bilgiye dayanmamaktadır.

    Kamuoyunun bilgisine sunarız…”