• Ahmet Tekin Baykal’ın Eylül duyarlılığı…

    Daha önce toplumda infial yaratan, tecavüz edilerek öldürülüp yakılan Üniversiteli Genç Kız Özgecan Arslan'ın katilinin kaldığı cezaevinde öldürülmesi emrini verdiği iddiasıyla azmettirici olarak suçlanan ve yapılan yargılanmasında Beraat eden Ege Bölgesi’nde “Son Efe” olarak anılan Aydınlı İşadamı Ahmet Tekin Baykal kaldığı Bolu F Tipi Cezaevi’nden Basın Sözcüsü Sinan Özdivarcı aracılığı ile yaptığı açıklamada, Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaçırılarak tecavüz edilen küçük Eylül olayına tepkisini ve üzüntüsünü dile getirdi.

    15:11:19 | 2018-07-02

    15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştiren ABD işbirlikçisi FETÖ'nün kendisine boyun eğmeyince Emniyet ve Yargıdaki yapılanması ile kumpas kurduğu savunulan Cezaevindeki Aydınlı İşadamı Ahmet Tekin Baykal'ın, çocuk istismarı, tecavüz başta olmak üzere toplumun nefretini kazanmış insanlık dışı eylemlere karşı gösterdiği refleks ve hassasiyeti bir kez daha ortaya çıktı.

    Daha önce toplumda infial yaratan, tecavüz edilerek öldürülüp yakılan Üniversiteli Genç Kız Özgecan Arslan'ın katilinin kaldığı cezaevinde öldürülmesi emrini verdiği iddiasıyla azmettirici olarak suçlanan ve yapılan yargılanmasında Beraat eden Ege Bölgesi’nde “Son Efe” olarak anılan Aydınlı İşadamı Ahmet Tekin Baykal kaldığı Bolu F Tipi Cezaevi’nden Basın Sözcüsü Sinan Özdivarcı aracılığı ile yaptığı açıklamada, Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaçırılarak tecavüz edilen küçük Eylül olayına tepkisini ve üzüntüsünü dile getirdi.
    Açıklamasında minik kıza yapılan vahşet ve zulümü kınıyan ve insanlıktan nasibini almayan bu tip kişilerin toplum içerisinde daha fazla tehlike arz etmemesi içinde devlet büyüklerinin bu tarz olaylarda gerekli önleyici tedbir ve uygulamaları başlatacağına bütün kalbiyle inandığını belirten Cezaevindeki Aydınlı İşadamı Ahmet Tekin Baykal, Tüm Türkiye’ye başsağlığı diledi.

    İşte Ege Bölgesinde Son Efe olarak anılan Aydınlı Kabadayı Ahmet Tekin Baykal'ın Basın Sözcüsü Sinan Özdivarcı aracılığı ile yaptığı o açıklaması;

    Bolu F tipi ceza evinde kalmakta olan A. Tekin Baykal Ankara’nın Polatlı ilçesinde 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’ya yapılan istismar ve vahşetle ilgili açıklama yaptı. Baykal, geçtiğimiz haftalarda yapmış olduğu açıklamada cinayet tecavüz ihanet ve istismar hariç herkes kader mahkumudur diyerek “kader mahkumu nedir! kimlerdir!” açıklamasında bulunmuştu.

    Basın sözcüsü Sinan Özdivarcı’nın kamuoyuna paylaştığı açıklamada “Ankara’nın Polatlı ilçesindeki Eylül Yağlıkara isimli minik kardeşimize yapılan vahşet ve zulümü kınıyor insanlıktan nasibini almayan bu tip kişilerin toplum içerisinde daha fazla tehlike arz etmemesi için de devlet büyüklerimizin bu tarz olaylarda gerekli önleyici tedbir ve uygulamaları başlatacağına bütün kalbimle inanıyorum. Tüm Türkiye’nin başı sağolsun” dedi.

    ÖZGECAN ASLAN’IN KATİLLERİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINDA A.TEKİN BAYKAL AZMETTİRİCİ OLARAK TUTUKLANMIŞTI…

    MERSİN’in Tarsus İlçesi’nde bindiği minibüste tecavüz edilmek istenirken hunharca öldürülen üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın katili 27 yaşındaki şoför Ahmet Suphi Altındöken ile suç ortağı babası 51 yaşındaki Necmettin Altındöken, A. Tekin Baykal’ın da o dönem içinde bulunduğu Adana Kürkçüler F tipi yüksek güvenlikli ceza evinde Gültekin Alan tarafından koğuşlarında silahlı saldırıya uğramış ve katil Suphi Altındöken bu saldırı sonucu ölmüş babası ağır yaralı olarak kurtulmuştu.

    Cinayetin ardından A.Tekin Baykal azmettirici iddiasıyla tutuklanarak Van F tipi cezaevine sevk edilmişti. Van F tipi cezaevinden basın sözcüsü Sinan Özdivarcı’ya göndermiş olduğu üç sayfalık mektubunda A. Tekin Baykal şu ifadeleri kullanmıştı.

    “KAMUOYUNUN DÜŞÜNMESİNİ İSTİYORUM!

    Maalesef karşı kaldırımdan çamur bana sıçradı, bu olayda nedendir bilmem ama azmettirme gibi bir suçlamayla karşı karşıya kaldım. Şimdi mantıken kamuoyunun düşünmesini istiyorum. Biliyorsunuz, böyle, kansız, şerefsizlerin hunharca yaptıkları olaylar, tüm toplumda, insanlarda vicdan sızlamasına vicdan rahatsızlığına yol açıyor, buna toplum vicdanı deniliyor ve bu doğrudur. Bu gibi olaylarda vicdanı sızlamayan, vicdanı rahatsız olmayan, insan yoktur varsa da, insani duygularından yoksundur?

    ŞURAYA DİKKAT ÇEKMEK İSTİYORUM

    Dışarıdaki insanlarımız Medyada Basında bu gibi olayları duyduğunda, vicdanı rahatsız olur, işi gücü itibari ile devamlı ve sürekli bu rahatsızlığı yaşamaz. Bir de bu kansızlarla aynı çatı altında 7/24 beraber yaşama zorunda olan mahkumların, psikolojisinin düşünülmesine dikkat çekilmesi lazım ki, bu konuda konunun uzmanları dahi isabetli kararı verip, isabetli teşhisi tanımı yapabileceklerini (özür dileyerek) zannetmiyorum!!! Ancak o ortamda kalmak lazım.

    KIZINA BABALIK YAPAMAMANIN AZABI İÇİNDE BİR ADAM VE ÖFKELİ İNSANLAR

    Mahkum kitlesi, tabiki suçlu kitlesidir, ancak bu kitle çoğunluğunda Kabadayılık Mertlik, Ar, Namus, Güçsüze yardım, kötülüklere karşı çıkma duyguları daha ağır ve yoğundur. Çoğunluğu bu zihniyette olan mahkum zaten bu gibi kansızlara azmettirilmiş durumdadır. Yine dediğim gibi, her ne kadar suça yatkın bir topluluk olmakla beraber böyle vicdanı rahatsız eden olaylar karşısında, daha hassas ve daha katı düşünmek lazım. Onuru gururu yüzünden yatan bir çoğunluk vardır ve bu karakterdeki mahkumların kimine yirmi metre, kimine elli metre uzaklıkta böyle kansızlar yatıyor, aynı çatı altında aynı havayı soluyor ve aynı yemeği yiyor ve bu kansızlara on metre uzaklıkta iki üç kızı olan bir baba otuz metre uzaklıkta kızına babalık yapamamanın azabı içinde bir adam ve benzeri konumda öfkeli insanlar bunun ötesinde yetkililerin Devlet ilkesi gereği herkesin kim olursa olsun, canını, malını ırzını koruma zorunluluğundan kaynaklanan bu gibi kansızlara, uygulanan statü ve mahkumda biz neler çekiyoruz. Bu şerefsizlere özel muamele yapılıyor gibi bir olumsuz durum ve tahrik bir kez daha azmettirilmiş oluyor. Şimdi bu çerçevede birilerini birilerinin azmettirmesine gerek var mıdır? Kamuoyunun takdirine bırakmak lazım, bu gibi durumlarda böyle kansızların konulduğu cezaevinde Mahkumun yüzde doksanı, o andan itibaren tahrik altındadır ve azmettirilmiştir. Yani bu gibi ortamlarda mahkum zaten AZM durumdadır diyerek sözlerini noktalamış ve Yapılan yargılama sonunda A.Tekin Baykal için berat kararı çıkmıştı. A.Tekin Baykal’ın sizlerle yazımızda paylaştığımız üç sayfalık açıklaması. Özgecan Aslan Eylülyağlıkara ve bu tip vahşet istismarlara bakış açısı hem mahkum kitlesini ve kamuoyu vicdanının bu tip olaylar karşısındaki bakış açısını değerlendirip duygu ve düşünce durumlarıyla toplumda herkesin vicdanı ve gözleri önüne sermektedir.”

    (Hasan KADİFE)