• Adı anons edilmeyince töreni terk etti…

    CHP’nin Aydın’daki 93. Kuruluş Yılı törenine katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP İl Başkanlığı’nın düzenlediği programı adı anons edilmediği için “Kapris” yaparak terk etti. Başkan Çerçioğlu’nun bu “Kaprisli” tavrı Atatürk Anıtı önünde toplanan partililer tarafından hem yadırgandı, hem de saygısızlık olarak değerlendirildi.

    19:50:30 | 2016-09-09

     

     

    CHP’nin 93. Kuruluş yılı tüm yurtta olduğu gibi Aydın’da da kutlandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın İl Başkanlığı’nın “Belediye’nin Yolsuzluk Meydanı”nda düzenlediği kutlama törenine partililer aşırı sıcağa rağmen yoğun katılım gösterdi.

    Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci, Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, CHP İl Gençlik kolları Başkanı Yılmaz Tilki, CHP Efeler İlçe Başkanı Selim Gürgün, CHP Efeler İlçe Kadın Kolları Başkanı Ülkü Dallar, CHP Efeler İlçe Gençlik Kolları Başkanı Sedat Gürbüz, muhtarlar, partililer ve vatandaşlar katıldı. Katılımın yoğunluğu partilileri oldukça memnun etti.

    Tören, CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci’nin Atatürk’ün Anıtı'na çelenk sunmasıyla başladı, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti.

    AYDIN BŞB BAŞKANI “KAPRİS YAPTI” TÖRENİ TERKETTİ…

    CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci günün anlam ve önemini belirttiği konuşmasına törene katılanları selamlayarak başladı. Başkan Bayram İnci’nin “Sayın Belediye Başkanlarım, Sayın Cumhuriyet Halk Partililer” diye konuşmaya başlamasıyla Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu adı anons edilmediği için CHP İl Başkanlığı’nın düzenlediği programı “Kapris” yaparak terk etti. Başkan Çerçioğlu’nun bu “Kaprisli” tavrı Atatürk Anıtı önünde toplanan partililer tarafından hem yadırgandı, hem de saygısızlık olarak değerlendirildi.

    CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci konuşmasında, CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te ‘Halk Fırkası’ adıyla kurulduğuna vurgu yaparak, geçirdiği evreleri şöyle anlattı:

    “CHP, CUMHURİYETİ KURAN PARTİDİR..”

    “Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te önce ‘Halk Fırkası’ adıyla kurulmuştur. 1924 yılında ‘Cumhuriyet Halk Fırkası’, 1935 yılında ise ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ adını almıştır. 1927 yılında ‘Cumhuriyetçilik’, ‘Halkçılık’, ‘Milliyetçilik’ ve ‘Laiklik’ CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsenmiştir. 1935 yılında ‘Devletçilik’ ve ‘Devrimcilik’ ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Partinin amblemi olan altı ok, bu ilkeleri simgelemektedir. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk’ün Önderliğinde ulusal bağımsızlığı kazanan, Cumhuriyeti kuran, Saltanatı kaldıran, Hilafete son veren ve Ulusal Birliği sağlayan Partidir.”

    “CHP, TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİNDE ÖNCÜLÜK ETMİŞTİR..”

    Cumhuriyet Halk Partisi, hukuk ve eğitim gibi toplumsal alanlarda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni  biçimlendirmiştir. Ulusal sanayinin ve ekonominin gelişmesine öncülük etmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tek parti konumunun tüm olanaklarına karşın, çok partili rejime geçişi sağlayarak Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde de öncü misyonunu sürdürmüştür. 1950’li yıllarda üstlendiği muhalefet göreviyle demokratik bir rejimde muhalefetin kurumsallaşmasına da öncülük etmiştir. Bu kapsamda parlamenter demokratik rejimin kurumsallaşmasına dönük değişimleri gerçekleştirme ve temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi vermiştir.

    1960’lı yıllarda Türkiye’nin yaşadığı modernleşme sürecinin yansımaları olarak ortaya çıkan göç, kentleşme, sanayileşme gibi dinamikler çerçevesinde toplumsal sınıfların olgunlaşmasıyla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi sola açılarak kendisini siyaset yelpazesinde “ortanın solu”nda konumlandırmıştır.

    1970’li yıllarda ideolojisini “demokratik sol” kavramıyla tanımlayan Cumhuriyet Halk Partisi, önerdiği sosyal reformlarla “düzen değişikliği”ni hedeflemiştir. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi, “devlet partisinden” “halkın partisine”, “düzen partisinden” “değişimin partisine” dönüşmüştür. Türkiye Cumhuriyeti’ni kurma ve ülkemizin en köklü partisi olma gibi sahip olduğu ayrıcalıklı tarihsel miraslarıyla, geleneğini ve temellerini en iyi şekilde temsil eden ilkelerin yanı sıra sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimseyen Cumhuriyet Halk Partisi, bu çerçevede Uluslararası ölçekte faaliyetlerini sürdüren Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalistler Partisine de katılım sağlamıştır. Çağdaş sosyal demokrasinin evrensel değerleri olan “özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme” kavramları içinde bulunduğumuz dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’de kurumsallaştırmaya çalıştığı ve Programlarında önemle vurguladığı başlıca ilkeler arasında yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyetini kuran Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet değerlerini geliştirerek korumaya ve Türkiye’nin aydınlık yüzünü büyütmeye devam edecektir.”

    “AKP TÜRKİYE’Yİ YÖNETEMEMİŞTİR..”

    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Benim iki eserim var; Biri TÜRKİYE CUMHURİYET'i diğeri CUMHURİYET HALK PARTİSİ'dir’ diyerek bizlere miras olarak bıraktığı bu iki büyük esere sonuna kadar sahip çıkacağız.

    Bugün; CHP tüm siyasi partilerle görüşebilen, tüm toplum kesimlerinin başvurabildiği tek parti konumundadır. Tam 14 yıldır tek başına iktidarda olan AKP, Türkiye’yi yönetememiştir. Bu dönemde Türkiye’nin yapısal hiçbir sorunu çözülememiştir. Aksine her alanda sorunlar derinleşmiş, Türkiye’nin önündeki büyük fırsatlar kaçırılmıştır. Ülkemizin çok değerli zamanı boşa harcanmıştır. Bu nedenle yurttaşlarımız karşı karşıya olduğumuz önemli sorunları çözmek için yeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyulduğunu söylemektedir. Türkiye’yi buhrandan çıkaracak olanlar, geçtiğimiz 14 yılda hayati önem taşıyan her konuda “kandırılanlar” değil, tüm bu konularda bilgisiyle ve öngörüsüyle haklı çıkanlardır. CHP, Türkiye’nin sorunlarına dair bilgisini, eleştirilerinin doğruluğunu ve çözüm önerilerinin gerçekçiliğini kanıtlamıştır. CHP, içinde bulunduğumuz sorunlara ilişkin en doğru teşhisleri yapan ve en doğru çözümleri ortaya koyan partidir. İşte bu nedenle Türkiye’nin sorunlarını çözebilecek tek siyasi parti CHP’dir. CHP ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı ve çatışmacı yönetim anlayışına son vermeye kararlıdır. Hiçbir vatandaşımızı ikinci sınıf vatandaş olarak görmeyen CHP, hiç kimseye “makbul vatandaş” ya da “öteki vatandaş” gözüyle bakmamaktadır. CHP, hangi toplum kesiminden gelirse gelsin, hangi etnik kökene, inanca veya siyasi görüşe sahip olursa olsun, tüm yurttaşlarımızın haklarını korumak, özgürlüğünü geliştirmek ve daha iyi bir hayata kavuşmasını sağlamak için çalışmaktadır. CHP, birinci sınıf demokrasiyle yurttaşlarımızın özgürce yaşadığı ve ülkemizin zenginliklerini adil şekilde paylaştığı kalkınmış bir Türkiye’yi inşa etmek için çalışmaktadır. CHP her anne babanın çocuğunu güvenle emanet edebileceği bir eğitim sistemini tesis etmek için çalışmaktadır. CHP barış ve uzlaşı içinde bir arada yaşayan yurttaşların ülkesini kurabilmek için çalışmaktadır. CHP, ülkemizi, devletin tüm yurttaşlarına eşit şekilde hizmet ettiği, şehirlerin çevre duyarlılığı ve “önce insan” anlayışla yönetildiği bir düzene kavuşturabilmek için çalışmaktadır. Yurtta ve dünyada barış sağlayacak, kendi yurttaşının güvenliğini ve refahını ne pahasına olursa olsun koruyacak bir bölgesel ve uluslararası düzen kurabilmek için çalışmaktadır. CHP, değerler ve ilkeler  temelli siyaset yapan ve verdiği sözleri tutan partidir. CHP, kişisel çıkar ya da parti çıkarı için değil, Türkiye’nin geleceği için siyaset yapan partidir. CHP, bu günün ve geleceğin güvencesidir. CHP, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden yanadır. CHP, özgürlükten ve barıştan yanadır. CHP, Türkiye kazansın diye mücadele etmektedir.”

    “TÜRKİYE’NİN TEMEL SORUNLARINI CHP ÇÖZER..”

    “CHP’nin her sorun için gerçekçi çözümleri vardır. Yetişmiş kadroları ve akılcı projeleriyle CHP, Türkiye’yi yönetmeye hazırdır. Buhranlı dönemlerden kurtuluş, liderlik ister. Türkiye’nin bu günlerde aradığı liderliği gösterebilecek tek parti CHP’dir. CHP, zor zamanların partisidir. Türkiye’yi bu buhrandan ancak CHP çıkarabilir. Çünkü CHP, Türkiye’nin sorunlarına dair bilgisini ve öngörüsünü kanıtlamış tek partidir. CHP, daima doğruları öngörmüş, doğruları söylemiştir. Şimdi sıra, doğru politikaları uygulamaktadır. Türkiye’nin temel sorunlarını ancak CHP çözebilir. Çünkü zor zamanlarda liderlik yapabilmek, güçlü karakter gerektirir. Güçlü karakter, değerlerinizi en zor zamanlarda dahi eğilmeden savunabilmeyi gerektirir. En zor zamanda dahi sözünü tutabilmeyi gerektirir. CHP, bu güçlü karakteri gösteren partidir. CHP, “Türkiye’nin birleştirici gücü olacağım” diyen ve Türkiye’de her kesimle konuşabilen tek siyasi aktördür. “Herkes için CHP” diyen ve kendisine oy versin vermesin her kesimin haklarını savunma sözünü tutandır. “Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzen” diyerek, emekçinin, ezilenin, dışlananın yanında olma sözünü tutandır CHP.

    “CHP ATATÜRK’ÜN PARTİSİ’DİR..”

    “CHP Atatürk’ün partisidir. Saltanata son verenlerin, Cumhuriyet diyenlerin, bir devir kapatıp bir devir açanların partisidir. Her türlü baskıya rağmen, ülkeyi dünya savaşının dışında tutmayı bilenlerin partisidir. Demokrasi için iktidardan vazgeçmeyi bilenlerin partisidir. Darbelere direnenlerin partisidir CHP. Darbelerde kapatılsa da, malına mülküne el koyulsa da, yöneticileri hapse atılsa, arşivleri yakılsa ve eli kolu bağlansa da, hiçbir darbenin, hiçbir darbecinin, hiçbir saltanat heveslisinin bu halkın gönlünden atamadıkları partidir CHP. Zor zamanların partisidir CHP. CHP şimdi de Türkiye’yi krizden çıkarma sözünü vermektedir. Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin karşısındaki en büyük tehdit, milli irade adına hareket etme iddiasıyla siyaseti ve devleti tekeline almaya çalışan AKP iktidarıdır. İktidarın tekelleşmesi, denge ve denetleme yetkilerinin gasp edilmesine yol açmıştır. AKP iktidarı, yasallık görüntüsü altında hukuksuzluğu, devleti yönetme görüntüsü altında keyfiliği, kalkınma görüntüsü altında rant paylaşımını topluma dayatan bir düzen kurmuştur. CHP, tüm bu hukuksuzluklara, ihlallere ve baskılara karşı, bir yandan anayasal ilkeleri ve kurumları, diğer yandan insan haklarını ve özgürlükleri büyük bir  inanç ve cesaretle savunmuştur. Türkiye’de otoriterleşen bir rejime karşı hukukun üstünlüğüne, yurttaşların haklarını ve kurumsal özerkliği güvence altına alacak yeni bir demokrasi anlayışına ihtiyaç vardır. Türkiye’de baskıcı bir rejime karşı güçler ayrılığını, çoğulculuğu ve barış içinde bir arada yaşama kültürünü savunacak yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır. Türkiye, bireyleri, toplumu ve anayasal kurumları baskı altına alan bir iktidara karşı, özgürlüğü ve demokrasiyi kararlılıkla sahiplenme noktasına gelmiştir.”

    Cumhuriyet Halk Partisi olarak her ne koşul altında olursa olsun, bedeli ne olursa olsun Adaleti, insan haklarını, demokrasiyi, laikliği, sosyal devleti ve hukuk devletini savunacağız ve bunun için mücadele etmeye kararlıyız. Çünkü; CHP'li olmak demek, değişime cesaret edebilmek ve değiştirebilmek demektir. CHP'li olmak demek, cumhuriyetin kurucusu, demokrasinin öncüsü olmak demektir. CHP'li olmak demek, ülkeye çağ atlatacak kudrete ve devrim yapacak iradeye sahip olmak demektir. CHP'li olmak demek "özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir" demektir. Özetle CHP'li olmak demek, Mustafa Kemal Atatürk olmak demektir.

    Başta Ulu Önderimiz Atatürk olmak üzere ülkemizin kurtuluşu ve kuruluşunda ve partimizin kuruluşundan günümüze gelişinde emek verenleri, bu uğurda hayatını yitirenleri saygı ve sevgiyle anıyoruz, ruhları şadolsun. Çağdaş Türkiye'nin temel taşı, sarsılmaz kalesi Cumhuriyet Halk Partisi, sizlerle vardır, sizlerle güçlüdür ve sizlerle ülkesine sahip olmaya devam edecektir. Sizleri çok seviyoruz, sizlerle onurlanıyoruz ve bütün enerjimizi Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı için harcamaya devam ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş tüm yurttaşlarımıza saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.”